13 Şubat 2010 Cumartesi

VURGUNCULARLA MÜCADELE

70 yılı aşkın süredir iştah kabartıyor.
52 bin dekarlık dev bir çiftlik olacaktı.
Her gelen gözünü buraya dikti.
Bir parçasını kopardı, nemalandı.
Araziden geriye 30 bin dekarı kaldı
Neredeyse yarıya yakını gitti ama hala gözler doymadı.

xxxx

1925'te, Cumhuriyet'le birlikte işe başladığında, "Burayı öyle yeşillendiriniz ki, gözü görmeyen insanlar bile buradan geçerken yeşilliklerin içinden geçtiğini anlayabilsin" dediği rivayet edilir.

Tam 13 yıl boyunca fırsat bulduğunda gelir, çalışmaları yakından izler.

Yaptıklarına, yapacaklarına kimse inanmaz, hayal dahi edemezler.

Çevrede "Öyle bir işe başlandı ki buna ne para ne güç yeter" diye itirazlar yükselir.

Ama O kararlıdır.

Ölümünden bir buçuk yıl önce, 11 Haziran 1937'de bir mektup kaleme alır;

"Tasarrufum altındaki bu çiftlikleri bütün tesisat, hayvanat ve demirbaşları ile beraber hazineye hediye ediyorum. Çiftliklerin arazisi ile tesisat ve demirbaşını mücbel olarak gösteren bir liste ilişiktir. Muktazi kanuni muamelenin yapılmasını dilerim."

xxx

Mektubu alan Başbakan İsmet İnönü, Maliye Vekaleti'ne gönderir.
İlk kanun 1938'de çıkarılır.
Sonraki yıllar, araziden parça koparma dönemidir.
Planör sahası ve uçak fabrikası için Türk Hava Kurumu'na, tohum ıslah istasyonu için Tarım Bakanlığı'na, verici istasyonu için Basın Yayın Genel Müdürlüğü'ne, mensucat sanayi için Sümerbank'a, bira fabrikası için Tekel'e derken her çıkarılan yasayla arazi devirleri birbirini izler.

xxx

Türk ulusuna emanet edilen Atatürk Orman Çiftliği'nde, bilim ve teknikteki gelişmeler doğrultusunda uygulamalı tarım gerçekleştirilecek, verimli üretim yolları araştırılacak ve öğretilecektir.
Çiftliği ulusuna emanet ederken kaleme aldığı mektupta, önce yapılanları anlatır, hedefleri sıralarken de sanki bugünleri tarif ediyor gibidir:
"Çiftliklerin, yerine göre araziyi ıslah ve tanzim etmek, muhitlerini güzelleştirmek, halka gezecek, eğlenecek ve dinlenecek sıhhi yerler, hiylesiz ve nefis gıda maddeleri temin eylemek, bazı yerlerde ihtikârla fiili ve muvaffakiyetli mücadelede bulunmak gibi hizmetleri de zikre şayandır."

xxx

Ata'nın mirasını anlamakta zorluk çekenler, anlamak istemeyenler hep olmuştur.
Günümüz Türkçesi ile kısaca özetlemek gerekirse
* AOÇ'de, ekolojiye uygun tarımsal üretim yanında, tarım sanayii de geliştirilecektir.
*Tarım teknolojisi üretimi ve yayımı yapılacaktır. Islah ve yetiştirme tekniklerinin üretimi ve yayımı yapılacaktır.
*Elde edilen gelirinin tümü yatırıma dönüştürülecektir.
*İç ve dış pazar isteklerine uygun üretim modelleri gerçekleştirilecektir.
*Üretici örgütlenmesinde örnek uygulamalar yapılacaktır.
*Arazi ıslahı ve düzenleme uygulamalarına önem verilecektir.
*Sağlıklı bir kent çevresi sağlanacaktır.
*Gıda güvenliği uygulaması kurgulanacak, vurguncuyla mücadele edilecektir.

xxx

AOÇ, arazilerinin büyük bölümünü çıkarılan yasalarla kaybetti.
Kısacası yasal işgal.
Bugünlerde yeni bir yasa çıkarılması da gündemde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder