20 Şubat 2010 Cumartesi

KABİL NE KADAR UZAK?

Kabil...

Yıllardır süren iç savaşın kurbanı bir başkent...

72 milletten askerler sokaklarda.

İnsanlar kendi topraklarında adeta mülteci durumunda...



xxx

Tarih boyunca İranlılar, Yunanlar, Araplar, Moğollar, İngilizler, Rusların istilasına uğrayan Afganistan, ‘İkiz Kuleler' saldırısından sonra 2001'den buyana da ABD'nin işgali altında.

Çeşitli gazete ve televizyonlardan arkadaşlar geçen hafta Afganistan'ın başkenti Kabil'de idi.

Bu ülkede görev yapan Türk askerinin farkını gazetelerden okuduk, televizyonlardan izledik.

Asıl dram sokaklarda...

Kurban ise her işgalde olduğu gibi yine çocuklar...

xxxx

Kabil'in yeşili Ankara gibi...

Yeşil yerine gri hakim.

Ağaç çok az, çiçek hiç dikilmemiş.

Trafikte hiç okul servisi yok...

Okula giden çocuk yok;

Silahlı devriyeler arasında koşuşan çocuklar var

Bu soğukta sadece paltosuz değil,

Botsuz üstelik...

Çorapsız üstelik...

Yalnızca plastik bir çift terlik.

Çocukları soğuktan koruyan tek şey, ucuz Afgan pazarından alınmış yünlerle örülen bereler...

Bereler bile dayanamamış soğuğa, keçelenmiş

Elleri nasırlı

Yüzleri yazın sıcaktan, kışın soğuktan kavrulmuş

Erkek çocuklar gerçek silahlarla oynuyor;

Kız çocukları ise dikiş makineleriyle.

Elbiseleri oyuncak bebeklerine değil, yeni doğan kardeşlerine dikiyorlar

Afgan çocuklar müziği, ayakkabı boyadıkları fırçaları birbirine vurarak çıkardıkları ritimlerden tanıyorlar.

Sokakta balonları da çocuklar satıyor...

Satın alanlar çocuk değil ama;

Hiç büyümeyen şımarık ABD askerleri

Lunapark yok Kabil'de

İş makineleri var

Atlı karıncaya benzeyen...



xxx

İşte duyarlı gazeteci arkadaşlarımıza, "Biz uzayda yaşıyormuşuz" hissiyatı yaşatan Afgan dramı...

Sefaleti aramak, ayakları çıplak sefil çocuk fotoğrafı çekmek için Kabil bu kadar uzak mı?

Ödüllü Başkentimizin merkezi Kızılay'a, çok değil sadece 20-30 kilometre...

Sadece 20-25 dakikalık uzaklıkta;

Mamak, Kutludüğün, Yükseltepe, Çinçin, Ayvalı...

Lunapark nedir hiç bilmeyen, hiç oyuncağı olmayan...

Yalınayak dolaşan;

Okula mahzun giden...

Hayatında hiç Kızılay'a bile inmeyen;

Kızılay'a inip de bir çift terlikle ayakkabı boyayan çocukların dramı...

Dramın fotoğrafını çekmek için Kabil'e kadar gitmeye gerek var mı?...

Çocuklarımız için daha yapacak şeyimiz var...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder