13 Şubat 2010 Cumartesi

KAYIP ARANIYOR

Yıllar önce tanıştık sanki…
Sık sık adını duyuyorum…
Hemen herkesin ağzında.
Ama ne gördük, ne karşılaştık, ne de fark ettik, .
Adı var kendisi yok.

xxx

Artık ‘arama’ deyince hemen herkesin aklına ilk gelen yöntem; ‘Google’
Tuşa basınca binlerce seçenek çıkıyor.
Değişik versiyonları var.
Üzerine kafa yoran, düşünen, yazan çok olmuş.
Süslü cümleler kurulmuş.

xxx

Eski usul, telefon rehberine baktık.
Aynı soyadıyla çok kişi var.
Kamil, Murat, Mustafa, Hüseyin, Sevin, Zerrin…
Sadece Ankara’da değil, diğer şehirlerde de
‘Yaya’ soyadıyla liste uzayıp gidiyor.
Ama onu bulamadık.
‘Hakkı’ yok…

xxxx

Aradığımız ‘Hakkı Yaya’…
Ya da herkesin ağzındaki adıyla ‘yaya hakkı’…
Kitaplarda, makalelerde, belediyelerin internet sitelerinde, açık oturumlarda, kent yöneticilerinin nutuklarında sık sık geçiyor.
Ne yazık ki kendisiyle karşılaşan yok.

xxxx

Başkent aslında küçük bir yer.
Kızılay’a çıkarsanız, uzun süredir karşılaşmadığınız bir dostla her an burun buruna gelmeniz mümkün.
Biz de belki Kızılay’da buluruz diye yola koyulduk.

xxxx
Güvenpark’ın köşesinden bakıyoruz.
Hepsi hemen yanımızda.
Atatürk Bulvarı, Meşrutiyet Caddesi, Yüksel Caddesi, İzmir Caddesi, İzmir Caddesi, Milli Müdafaa Caddesi, Ziya Gökalp Bulvarı, Konur Sokak, Karanfil Sokak, Kumrular Sokak, Bakanlıklar…
Geniş Bulvarın orta refüjünde zincirli estetik engeller.
Karşı tarafa; Meşrutiyet’e, Sakarya Caddesi’ne, geçmek isterseniz iki üç alternatifiniz var.

xxx
Üst geçitler…
Laboratuar tüpü misali…
İki ucunda mağaza mı, büfe mi, işportacı mı ne olduğu belirsiz satıcıların bulunduğu üst geçitler.
Neredeyse iki üç adımda bir ayağınıza dolanan dilencilerin sıralandığı merdivenlerine sıralandığı üst geçitler…

xxx
Işıkları kullanabilirsiniz.
Karşıdan karşıya geçebilmek için saniyelerle yarışmanız gerekir.
Yeşil ışık yandığı anda sesli uyarı sistemi de var.
Adeta saniyelerin tükendiğini kulaklarınıza fısıldıyor;
Hızlanın…
Ama kırmızı yandığında yolu yarıladıysanız şanslısınız.
Yoksa zaten sarı ışığı bile beklemeden ayağını gaza basmış sürücüler çoktan üstünüze gelmiş olur.
Bir sonraki yeşil ışığa kadar saniyeler geçmek bilmezken yediğiniz egzoz gazları da cabası…
xxxx

Yok, bu kadar riske atmam diye düşünüyorsanız metro alt geçitleri hizmetinizde.
Zaten ışıklarda, üst geçitlerde yaşanan sıkıntılar, sizi tek yön levhası gibi alt geçitlere yönlendiriyor.
Güvenli (!) alt geçitler…
Artık Kızılay’da Ankaray ya da Metro'yu kullanmak isteyenlerle karşıdan karşıya geçenlerin buluştuğu mekan…
Sürekli koşturanlar…
Yerin altına inince yön duygusunu kaybedip levhalardan yolunu bulmaya çalışanlar…
Dışarının soğuğundan kurtulunca hafta sonu gezmesine çıkmış gibi vitrinleri seyredenler….
Doğalgaz, bilet kuyrukları…
Sadece karşıdan karşıya geçmenin yarattığı keyif…
xxx

‘Yaya hakkı’nı bulmak için Kızılay’da boşuna nefes tüketmeye gerek yok.
İsterseniz, Başkent’in eski merkezi Ulus’a gidin.
Ulus’un göbeğinde karşıdan karşıya geçmeyi deneyin.
Acı bir deneyim olacağı kesin…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder