“Ankara’da aşık olmak zor iki gözüm”
Acaba bu şarkı sözlerinin yazıldığı zaman 14 Şubat var mıydı?
Varsa bile bu kadar popüler miydi?
Değildi galiba.
Hele yabancı dillerdeki adının St. Valentine Day olduğunun bilinmediği dönemler.
14 Şubat için özel durumların olmadığı yıllar…
xxxx
Yeniyetmelik günleriydi o zamanlar.
Aşık olmayı yeni yeni öğreniyorduk.
Nedendir bilinmez, aşka karşı bir güvensizlik vardı.
Oysa ki daha hiç kırılmamıştık.
Gizliden gizliye biraz da “acılı arabesk” dönemleri;
“Çekmediğim dertler, çile kalmadı…”
xxxx
Az biraz da politik günler…
14 Şubat yeni yeni moda oluyordu
Ve bütün hıncımızla karşı çıkıyorduk bugün(ler)e.
Belki de hala ‘sevebilme ihtimali’ni seviyorduk ve ihtimali gerçeğe dönüştürenlere kıskançlığımızı 14 Şubatı reddederek dindiriyorduk.
Sonra o ‘ihtimal’ gerçeğe dönüşünce, ne yapacağımızı şaşırdık.
Öyle ya. 14 Şubatı reddetmiştik.
Ama için için istiyorduk.
Gel de çık çelişkinin içinden.
Tabi ki çıkamıyorduk.
xxxx
Sonra fark ettik…
Mesele, 14 Şubat meselesi değildi.
Mesele, “seni seviyorum” demek…
Sadece söylemek de değil sevgiyi yaşamak, yaşatmaktı.
14 Şubat, bunun en meşru aracıydı.
xxxx
Bu kez de başladık:
“Bir günlük sevgi gösterisi mi olur…”
Hani muhalif olmak moda ya…
Kurban 14 Şubat’tı.
Ama yaralıyor ve yaralanıyorduk.
xxxx
İmdadımıza Attila İlhan yetişti…
Sisler Bulvarı’na bodoslama daldık…
“Kesik birer kol gibi yalnızdık.”
“Ne kadınlar sevdim zaten yoktular” diye başladık;
“Elde var hüzün”…
“Aysel git başımdan seni seviyorum” dedik;
“Hayırsızın biriydi fikrimce” diye kıskandık…
Artık kalbimizin sesini susturamıyorduk.
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden…
Artık muradımıza ermiştik;
Artık mecburduk…
“Adını mıh gibi” aklımızda tutuyor
“Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum”
xxxx
İşte buydu aşkı yaşamak ve yaşatmak.
Ve her gün yaşamak ve yaşatmak gereklidir.
Her imkan da değerlendirilmelidir.
Evet bu yüzden 14 Şubat.
Bakmayın siz benim gibi “14 Şubat kapitalizmin uydurmasıdır” hikayelerine…
Kimin uydurması ise uydurması;
Yaşayın.
Son söz mü, hala bu yazıyı okuyarak, yaşanılası bir şeyleri erteliyorsunuz...
13 Şubat 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder