13 Şubat 2010 Cumartesi

ÖFKELİ YILLAR'DA ANKARA

Mesleğimizin duayenlerinden Altan Öymen anılar dizisinin üçüncü kitabını yayınladı; ‘Öfkeli Yıllar'...

Altan Abi, bu kitapta çok partili yaşama geçildikten sonra 1950'li yıllara damgasını vuran siyasi ve toplumsal olayları gazeteci titizliğiyle yansıtıyor.

1950'li yılların Ankara'sını gözler önüne seriyor.

Okudukça, henüz genç bir Başkent olan, yeni yeni gelişen, büyüyen sıkıntılar içindeki Ankara'ya özlem duymamak mümkün değil.

Genç Cumhuriyetin kimliğini yansıtan bir Ankara...
xxxx

Bir şehir, yaşadıklarıyla, tarihiyle, kimlik bulur. Sokak, cadde, bulvar isimleri anılardır, kimliktir. Kentler geliştikçe, büyüdükçe yeni isimler eklenir. Sokaklara, caddelere içinde yaşayanlar can verir, kimlik kazandırır.

Geçmişi olmayan, sokaklar, kente hafıza kaybı yaşatır, anıların izleri silinir. Kentler kimlik bunalımına girer.
XXXX

‘Öfkeli Yıllar'ı okudukça Başkent'in hafızasını, kimliğini giderek nasıl yitirdiğini üzülerek izliyor insan.

Sıhhiye Meydanından Cebeci'ye doğru giderken Hıfzısıhha Enstitüsü'nün alt köşesinde Yakıtçılar Sokağı duruyor mu bugün?

Sokaktaki Şerefli Apartmanını Altan Öymen ile Süleyman Demirel'den başka kim anımsıyor?

Bir apartman, içinden ülkenin tarihine damgasını vuran bir Cumhurbaşkanı ve bir parti genel başkanı çıkardığını nasıl unutuyor?

Altan Öymen'in gece yarıları yürürken Bülent Ecevit'i siyasete girmeye ikna ettiği Ulus'tan Bahçelievler'e kadar kim yürüyerek gidebiliyor şimdi?

Şimdi Ulus meydanında yürüyenler, 300 metre çapındaki daire içinde bir yanda Menderes, bir yanda İnönü, bir yanda Başbakanlık, CHP binası, 2'inci Meclis... Bu mekanlarda ülkenin kaderini değiştiren kararların alındığının farkında mı acaba?

Bereket Ankara Palas korundu ama o dönemki Başkent'in eğlence mekanı Karpiç lokantası nerede? Posta Caddesi'nin hengamesi içinde işini yapmaya çalışan esnaf, alışveriş yapanlar, çok değil, 60 yıl önce aynı sokakta, bugün hala şiirlerini okudukları- ya da okumadıkları- Cahit Sıtkı'nın, Orhan Veli'nin, Melih Cevdet Anday'ın, Oktay Rıfat'ın, İlhan Berk'in müdavimleri olduğu Kürdün Meyhanesi'nin, Şükran Lokantası'nın bulunduğunu hiç duydular mı acaba?

Sağlık Sokak sakinleri, sokaklarının yarım asır önce bir Başbakan'la ünlü bir opera sanatçısının aşkına sahne olduğunu biliyorlar mı? Daha yaşamını yitireli bir yıl bile olmayan Ayhan Aydan'ın uzun süre o sokakta oturduğunu, Menderes'in aşk için, gizlenme gereği duymadan Başbakanlık makam arabasını apartmanın önüne park ettiğini hatırlayan var mı? Sağlık Sokak çocukları, annelerinden, babalarından, Başbakan'ın aşkını, Ayhan Aydan'ın Yassıada mahkemesinde meydan okurcasına "Ben Adnan Menderes'i çok sevdim" dediğini duydular mı?
Xxxx

Hangi birimiz farkındayız şimdi oturduğumuz apartmanların, yürüdüğümüz sokakların, caddelerin, parkların nelere tanıklık ettiğinin?

Kentler, yaşadıklarıyla, geçmişiyle kimlik bulur.

‘Öfkeli Yıllar'da Başkent büyürken kentin geçmişinin, kimliğinin de yok edildiğini öfkelenerek görüyor insan...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder