KÖŞK
Başkent’in siyasi literatüründe iki kavram her zaman dikkat çeker;
Köşk;
864 rakımlı tepe…
Literatüre bu şekilde yerleşti ama doğruluğu da tartışmalı.
Devletin en yüksek tepesinin denizden yüksekliği için çok farklı rakamlar söyleniyor.
1150, 1041, 1105 metre, hatta anlamlı bir rakam; Malazgirt Zaferi gibi 1071…
xxx
Çankaya Köşkü geçen hafta yine gündemimizde idi.
Önce 29 Ekim resepsiyonuna kim gidecek, kim gitmeyecek diye tartıştık;
Ardından tokalaşma polemikleri…
Siyasetteki artçı sarsıntıları, polemikleri hala sürüyor.
Gelecek yıl da benzer tartışmaları yapılacak gibi…
xxx
Haberleri televizyondan izlerken dikkatim katılanlardan çok tavandaydı.
Yenilenen haliyle de ilk kez görücüye çıkan salondaki değişiklikleri anlamaya çalışırken hafızam 20 yıl öncesine dönmüştü.
1990’lı yıllarda yine Köşk’ü tartışıyorduk
Çankaya Köşkü diye bilinen Pembe Köşk’ün hemen yanına yeni bir bina yapılıyordu.
İnşaat Kenan Evren döneminde başlamış, ancak müteahhit yarım bırakmıştı.
Sonradan ANAP Milletvekili de olan Rıfat Diker’in şirketi inşaatı devralmıştı.
Yeni bir polemik başlamıştı.
“Bu kadar lükse gerek var mı”
Yeni binaya Semra Özal’ın zevkinin damga vurduğu yazılıyordu.
O dönemin parasıyla 6 milyara Avusturya’dan avize alındığı söyleniyordu.
Meşhur, Bakolowitz marka avizelerin kurşun bağlantılarının altın kaplı, her birinin elde kesme kristallerden oluştuğu iddia ediliyordu.
xxx
Sonunda yeni bina inşa edilmiş, ancak Turgut Özal’a oturmak nasip olmamıştı.
Semra Hanım o kadar eleştirildiği salonda konuklarını karşılayamamıştı.
Süleyman Demirel, siyasi literatüre kazandırdığı ‘864 rakımlı tepe’nin yeni ev sahibiydi.
Bir süre sonra Köşk’ün kapılarını açıp o çok eleştirilen salonu bize de kendisini dolaştırmıştı.
Meşhur avizeleri gösterip, “Çocuklar bunlar büyük bir köyün bir günlük elektriği kadar elektrik tüketiyor” dediği dün gibi aklımda.
Ardından Sayın Demirel, Genel Sekreter Necdet Seçkinöz’e döndü
Şimdi ismini genç kuşaklarının hiç duymadığı, ‘gerçek devlet adamı’ Necdet Seçkinöz’e;
“Necdet, bir master plan hazırla. Çevredeki ağaçlar buraya yakışmıyor. Buraya bir orman kuralım…”
Doğrusu sonradan takip edemedim.
Köşk’ün etrafındaki ağaçlar yenilendi mi, orman haline geldi mi?
xxx
Önümde bir kitap duruyor.
Atatürk’ün doğumunun 125’inci yılında Cumhurbaşkanlığı tarafından bastırılmış.
“Atatürk’ten kültürel miras- Çankaya Köşkü Halıları”
Atatürk’ün 11 yıl boyunca yaşadığı Köşk’teki halılar tek tek fotoğraflanmış.
Kitabın “Sunuş” bölümü şöyle:
“Büyük, güçlü ve modern uluslar, köklü gelenek ve kültür birikimleriyle, devraldıkları tarih, kültür ve sanat mirasını korumayı ve tanıtmayı insanlığın uygarlık düşüncesinin vazgeçilmez gereği sayarlar. İnsan dehası ile olağanüstü çabasının adım adım gelişiminin izlerini taşıyan ve günümüze ulaşabilen eserler, bu gereğin somut bir tanığı gibidir.”
Gelecek kuşaklara ‘tarihi eser’ bırakmak herkese nasip olmuyor.
6 Kasım 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder