ÖZGÜR BİSİKLET
Yıllarda Atatürk’ü hep yasaklarla andık.
Gülmek yasak, eğlence yerleri kapalı;
Törenler matem havası içinde…
xxx
Dün Atatürk fotoğraflarını gözden geçirirken şimdiye kadar hiç görmediğim birinde takıldım kaldım.
Gözlerinin içi gülüyordu.
Sonra çocukluğumdaki törenler geldi aklıma;
10 Kasım törenlerinde güldüğümüz için öğretmenlerimizden yediğimiz fırçalar.
Sanki O, asık suratlı nesiller istermiş gibi…
Neyse ki 1988 yılında dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Tınaz Titiz, ‘devrim’ sayılabilecek bir girişimde bulundu.
Ata’nın ölümünün 50’inci yılında artık törenlerin ‘matem’ havasından çıkarıldığını açıkladı.
Hatta içki içmek ve satmak serbest hale getirildi.
Bazı siyasetçiler, Titiz’i neredeyse Atatürk düşmanı, vatan haini ilan etti.
Ama Türk halkı Ata’yı hak ettiği gibi anmayı hiç ihmal etmedi.
xxx
Bugün Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 72’inci yılı…
Bugün yine Atatürk’ü anıyoruz.
Çocuklar Anıtkabir ziyaretine dünden başlamıştı.
Ortalık cıvıl cıvıldı…
xxx
Dün Anıtkabir’deki minikler genç bir kız, genç bir delikanlı olduğunda Cumhuriyet’in 100’üncü yılı kutlanacak.
Geçen hafta gazetemiz HT Ankara’da duyurduk.
Kentlerimizi 100’üncü yıla uygun hale getirmek için Yüksek Planlama Kurulu bir Eylem Planı hazırlandı.
En ilginç bölümü de ‘bisiklet yolları’…
xxx
Yılların hayali…
Ama Ankara gibi dereleri, tepeleri ile ünlü bir kentte bisiklet yolu nasıl hayata geçirilecek?
En azından Çayyolu, Batıkent gibi yeni yerleşim yerlerinde, Bahçeli, Emek gibi öğrencilerin yoğun yaşadığı semtlerde başlansa kötü mü olur…
xxx
Bizde bisiklet maalesef bir ‘eğlence’ aracı olarak kabul ediliyor.
Büyüdükçe yaşamımızdan çıkıyor.
Çocukluktan bir hayal olarak kalıyor…
Kimimiz hiçbir zaman sahip olamadığımız; kimimiz arkadaşlara yarışlar yaptığımız, üstünde kahkahalar attığımız bisikletin hayaliyle yaşıyoruz.
xxx
Kentlerimiz gelişip gecekondulaşmadan TOKİ’leşmeye geçildikçe de manzara değişmiyor.
Yollar yapılırken hiçbir şekilde bisikletli düşünülmediği gibi apartmanlarda da bisiklete yer kalmıyor.
Ne apartman önlerinde, ne girişlerinde bisikletinizi güvenli bir şekilde bırakabileceğiz bir park alanı yapılıyor.
Çocuklarla birlikte büyüyen bisikletler, zaten süs için yapılan balkonlara bile sığmıyor.
Sonunda sadece hayalini kurmak üzere atılıp gidiyor…
xxx
Yerel yönetimlerin görevi daha yaşanabilir kentler yaratmak.
Bunun için de yeni çözümler bulmak gerekiyor.
Büyük projelerin yanı sıra gündelik yaşamı renklendirecek, sağlıklı yaşamayı sağlayacak uygulamaları planlamak.
Topluma bu alışkanlıkları sağlamak için önder olmak.
xxx
Türk basınına sadece cinsel tercihleriyle haber olan Bertrand Delanoe bir proje geliştirdi.
İnsanlığın son yüzyılda kendisinin yarattığı ve bir türlü çözmeyi başaramadığı trafik sorununa çözüm için tüm dünya kentlerine ‘model’ oldu.
‘Özgür Bisiklet’
Kentin her tarafına özel yollar yapıldı, bisiklet istasyonları kuruldu, binlerce bisiklet alındı.
Metrodan, otobüsten inenler, toplu taşımda kullandıkları kartları okutup, bir düğmeye basarak elektronik kilidi çözüp bisikleti alıyor. Bir sonraki istasyona bırakıyor. Böylece hangi bisikleti kimin kullandığının takibi yapılabiliyor.
Bisikletlerin hepsi aynı model ve GPRS sistemiyle takip ediliyor. Bisiklet kullanmanın ilk yarım saati de bedava.
Çalanlar, yolun ortasına bırakıp gidenler, parçalayanlar, kıranlar elbette var.
Ama Paris sokakları binlerce bisikletli ile dolu…
10 Kasım 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder