15 Mayıs 2010 Cumartesi

HABERTÜRK YAZILARI/

SU GİBİ…


Çözülen bir yün yumağı
Akıp giden günlerimiz
Mezar taşlarından suskun
Sessiz, sitemsiz...

XXX

Mezar taşlarından suskun ve sessiz günlerdi...
Ama sitemsiz değil...
Tarihler 20 Eylül 1985'i gösteriyordu;
Müzik tarihimizin en önemli isimlerinden birisi, Ruhi Su yaşama veda etmişti.
Pasaport alabilseydi belki daha fazla yaşama şansı bulabilecekti.
12 Eylül yönetimi tehlikeyi görmüş;
Pasaport vermemişti...
Ama ölümü ‘suskun' insanlara ‘sitem' fırsatı oldu.
Onbinler toplandı cenazede, sitemsiz olmadıklarını gösterdi...

xxx

Bugünlerde mezar taşlarından suskun değil ortalık.
Hatta fazlası ile gürültülü ve puslu.
Yine sitemli...
Ama unutkan,
Ve duyarsız...

xxxx

Bunca gürültü arasında hiç kimsenin dikkatini çekmedi...
Karar Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 26 Şubat'ta çıktı.
Kimse duymadı.
İlan, 13 Mayıs'ta Resmi Gazete sayfalarında yayınlandı;
Bir cenaze ilanı gibi; sevimsiz...
Kimse fark etmedi.
O gür ses, onca gürültü arasında sesini duyurmayı başaramadı haber bültenlerinde;
"Ruhi Su Kültür ve Sanat Vakfı kapandı!"
Tek kanallı televizyon döneminde sesini bütün Türkiye duydu,
Çok kanallı dönemde çıt çıkmadı.
xxxx

Beste ve türküleriyle ölümsüz eserler bırakmıştı...
Eşi Sıdıka Su ile oğlu Ilgın Su, "Ruhi Su usta unutulmasın, eserleri yaşatılsın" istemişti.
1997 yılında doğdu "Ruhi Su Kültür ve Sanat Vakfı"
Ama yetmedi;
"Madi imkansızlıklar" galip geldi...
Ömrü kısa oldu.
Ruhi Su'ya pasaport vermeyen 12 Eylül yönetimi gibi duyarsız kaldı insanlar...
Milyonluk sponsorların aklına bile gelmedi...
Unuttuk hepimiz...

xxx
Mezar taşlarından suskun günlerde sitemsizliğin önüne set gibi dikilmişti cenazesi...
Vakıf da o cenazeden doğdu.
Tam da o günler yargılansın mı yargılanmasın mı tartışmasının ortasında gitti. Bu sefer sessiz, bu sefer sitemsiz...
Bir suçluyu aklar gibi
Akıp giden günlerimiz
Sanki bir sır saklar gibi
Sessiz, sitemsiz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder