MEYDANLAR...
Meydanlar dün gerçek sahiplerinindi...
İstanbul'da Taksim;
Ankara'da Sıhhiye...
Yüz binler hem meydanların, hem de bayramın hakkını verdi...
xxx
Ankara'nın bir Taksim'i yok.
Dünyanın belli başlı kentleri meydanlarıyla anılırken Başkent'in meydanları yok edildi...
Aşırı yapılaşma ve kötü kentleşme politikalarının kurbanı oldu...
Kızılay, çevresi gökdelenlerle boğulmuş, adeta otoyol haline getirilmiş...
Su perileri ile Avrupa'daki örneklerini bile kıskandıran Tandoğan ise tarihe karışmış...
Meydan adına, Bakanlıklarda ortadaki refüje fıskiye konulup üzerine bir de plaket asılmış dalga geçer gibi; "Atatürk Meydanı-Atatürk Square"
Elde var sadece Sıhhiye...
Fırsat bulunsa Hitit Güneşi de gidecek...
xxx
Dün Sıhhiye'de ‘meydan okunur'ken Çayyolu'ndan müjdeli haber geldi.
‘Meydan savaşı'nın galibi meydan oldu.
Ankara 2. İdare Mahkemesi, Çayyolu Meydanı'na Büyükşehir Belediyesi'nin ‘lunapark' yapma kararının iptaline illişkin gerekçesini yayınladı:
"Davalı idare, çevre sakinlerinin eğlence ve lunapark alanı tesis edilerek hizmete sunulmasını talep ettikleri için kamu yararı gözetilerek kararın alındığını ileri sürmekte ise de, planda meydan alanı olarak belirlenen yerin amacına uygun bir şekilde kullanılabileceği, kullanım amacının dışında kullanılamayacağı dikkate alındığında, eğlence ve lunapark alanı olarak kiraya verilmesine ilişkin dava meclis kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır."
Kısacası, kazanan ‘meydan' oldu.
xxx
"Meydan okumak", kol kola girip güçlüye gücünü göstermektir...
Kimi zaman "meydan dayağıyla" sonuçlansa da dayanışmadır.
Herkesin aynı kişi olduğu andır.
Şimdi Taksim'de olmak varmış...
1 Mayıs 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder