23 Ekim 2011 Pazar

HABERTÜRK YAZILARI- KIŞLALI

KIŞLALI

"harfleri mi vurdular,
cümle kuramıyorum..."
Tüm Türkiye'ye karabasan günleri yaşatan Çukurca ölümlerinden sonra böyle yazmış Şair...
Peşinden gelen dizelerle de isyanını haykırıyor;
"harfler kan
harfler ocaklarda ağıt
harfler yüreklerde kerbela"

xxx

Cuma akşamı yeniden anımsadım Süheyla Taşçıer'in dizelerini.
Deniz, arkadaşını görünce, beni bırakmış parka yürüyüşe çıkmıştı;
Ahmet Taner Kışlalı parkına...
Hava kararmış, etraf ıssız, park ürkütücüydü...
"Dikkat edin..." demek zorunda kalmıştım.
Halbuki ışıl ışıl olacak, çocuk sesleri eksik kalmayacaktı.
Bıraksalardı fidanlar çoktan orman olacaktı...

xxx

12 yıl olmuş Kışlalı katledileli; koskoca bir 12 yıl...
Sabah Meclis'e gitmek için yola çıkmış;
Kötü haberi duyunca geri dönmüştük.
Kışlalı sadece hocamız, sadece meslektaşımız değil, komşumuzmuş meğerse.
Her bomba gibi kimyamız bozulmuştu;
Şaşkındık, öfkeliydik.
Ama işimizi de yapmak zorundaydık.
xxx
Çayyolu komşusunu, Kışlalı'yı hiç unutmadı.
Kurulmasına öncülük ettiği tiyatronun yakınına önce büyük bir park yapıldı, Kışlalı adı ölümsüz kılındı.
Fidanlar dikildi, çocuklar için oyuncaklar konuldu, büstü unutulmadı.
Cıvıltılar, kahkahalar eksik olmayacaktı.

xxx

Ama park da rahat bırakılmadı.
Bir gün koca koca inşaat makineleri geldi; başladılar kazmaya.
Ortasına metro durağı yapılacaktı.
Olsun, park daha hareketlenirdi.
Etrafı çevrildi, Kışlalı'nın büstü bir köşeye atıldı...
Çiçekler kurudu, ağaçların bir kısmı söküldü.
Çocuklar girip oynayamaz, büyükler yürüyüş yapamaz oldu.
Yıllar yıllar geçti;
Çayyolu metrosu gibi durağın yapımı da bir türlü bitmedi.

xxx

Şimdilerde Kışlalı parkının bir bölümü kurtarıldı neyse ki.
Büstü boyandı, kendisine yakışır bir köşeye yeniden yerleştirildi.
Ama ortası hala çirkin, hala yasak bölge...

xxx

12 yıl önce Perşembe sabahı sıkı sıkı sarıldığım 3 yaşındaki Deniz şimdi 15 yaşında bir delikanlı.
12 yıl sonra parkta gezmeye çıkarken "Dikkat edin" diye uyardığım için utanıyorum kendimden.
Süheyla'nın dizelerine Brecht'in Çağrısı ekleniyor:
"Ama barış ağaç değil, ot değil ki
yeşersin:
Sen istersen olur barış, istersen
çiçeklenir."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder