ANI ARKEOLOGU
Eskiler ‘hatırat' dermiş.
Bizim dönemimizde ‘anı' oldu...
Anı da dense hatırat da dense kişi kendisi kaleme almışsa maalesef ‘sansürlü' oluyor.
İnsan kendisi sözkonusu olunca objektif davranamıyor, olayları ‘işine geldiği gibi' hatırlıyor;
Ya da ‘benimle mezara gidecek' anlayışıyla anlatmıyor, yazmıyor...
xxx
Bir de anılarını dahi yazmaya fırsat bulamayanlar var.
Tarihe rüzgar gibi gelip geçenler...
Avukat arkadaşım Ali Yıldırım, onlardan birinin öyküsünü kaleme almış;
"Deniz Gezmiş'in Günlüğü"...
Bir arkeolog titizliğiyle dalmış anılara;
Belgeleri, mahkeme tutanaklarını, gazete arşivlerini, tanıkların anlattıklarını derlemiş.
İncitmeden, saptırmadan, abartmadan ‘günlük' haline getirmiş.
xxx
Anılar tarih değildir.
Ama Ali'nin kitabı Başkent'in binalarının tarihi sanki;
İçinde oturanların bile haberinin olmadığı evlerin gizli tarihi.
Güvenlik Caddesi, Amaç Apartmanı, 3 numara...
Belki on, belki yüz kere geçtik önünden hiç dikkat etmeden.
Belki çoktan adı bile değişti apartmanın, belki de yıkıldı bina.
Hiç fark etmedik.
Halbuki bir döneme tanıklık etmiş.
Deniz ve arkadaşlarının Balgat'taki üsten kaçırdıkları 4 Amerikalı askeri günlerce ‘misafir' ettikleri daire...
Sokakta polis arabasını görünce baskın olacağını zannedip, bildirilerini yazdıkları daktiloyu, birinci sigaralarını, ekmeklerini Amerikalılarla birlikte bırakıp çıktıkları bahçe katı.
O dönem gazetelerinde, "İşte 9 ekmeğin yendiği apartman dairesi' diye boy boy fotoğraflarla meşhur olmuş halbuki...
xxx
Sadece Güvenlik Caddesi mi?
İlbank Sitesi C Blok 64 numara;
8'inci kattaki Ankara manzaralı daire...
Henüz çevrede başka yüksek bina yok.
Ankara ayaklarının altında.
Halbuki yanında ‘Olca' da var.
Hani o dönem gazetelerinde ‘Her gece bir kadının evinde kalıyor'
Ya da "Olca ile aramızdaki aşka kimse karışamaz" manşetleriyle sevgilisi ilan edilen kadın.
Ama kimsenin derdi değil manzaranın tadını çıkarmak...
Peşlerinde polis.
Talihsizlik bu ya...
Kapıyı çalan icra memurları; yanlarında da çilingir ve taksi şoförüyle karakol polisi.
İcralık olan da evin eski sahibi, o dönem Ankara Sanat Tiyatrosu'nun sahibi Bülent Akkurt...
Sahi, o Bülent, Adalet Ağaoğlu'nun kardeşi Bülent Akkurt mudur?
Adalet Ağaoğlu'nun o güzelim Ankara anılarında geniş yer tutan İlbank bloklarında bu anekdotlar niye yok acaba..
xxx
Ali Yıldırım'ın kitabının sonuna geldiğimde saat gece yarısını geçmiş, takvim 8 Ekim'e dönmüştü.
33 yıldır kapanmayan bir yaranın yıldönümüne...
Binaların tarihi bu kez Bahçelievler 15. Sokak 56 numaraya çevrilmişti.
Sokakların adını değiştirsek de, unutmaya, unutturmaya çalışsak, farkına varmasak da binaların gizli tarihi değişmiyor.
12 Ekim 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder