"POLAT BOZUNTULARI"
Hafta sonları herkes bir koşuşturmaca içinde...
Bütün çocuklar dersanede, kursta...
Anneler ‘yaşam koçu'; babalar ise çocukların özel şoförü...
Sohbetlerin başka konusu yok.
Varsa da yoksa da çocuklar...
xxx
Şifreydi, kopyaydı tartışmaları arasında bir istatistik...
YGS'de ilk bin kişyi arasına en çok öğrenciyi sokan liseler sıralamasında Başkent birinci...
Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'nden 64, Ankara Fen Lisesi'nde de 48 öğrenci ilk bin arasına girmeyi başarmış...
İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün istatistiklerine bakılırsa Ankara üniversiteye giriş sınavlarında iki yıl üst üste sayısal derslerde birinci.
Başkent, eğitimin de başkenti olma yolunda hızla ilerliyor.
Ankara Vali Alaaddin Yüksel çıtayı daha da yükseltmek için çabalıyor.
Milli Eğitim Müdürlüğü, ‘Araştırmacı Öğretmenler' seçmiş;
Ankara'nın eğitim sorunlarını belirleyip çözüm önerileri geliştirme amacıyla sık sık toplantılar yapıyormuş.
xxx
Bunlar madalyonun bir yüzü...
Bardağın boş tarafı ise içler acısı...
Hala 40-50 kişilik sınıflar.
Bırakın bilgisayarı; kalemi, defteri bile olmayan öğrenciler...
Okuma alışkanlığı yok denecek kadar az.
Başkent'te eğitim görüyor ama büyük çoğunluğu daha Kızılay'ı bile görmemiş.
Hadi bunlar ‘öteki Ankara' manzaraları...
Ya kentin göbeğindeki ‘çete' manzaraları.
xxx
Kısa süre önce bir Milli Eğitim Müfettişi dostum anlattı;
Ankara'nın merkezi Kızılay'a 5-6 kilometrede bir okula teftişe gitmiş.
Bir meslek lisesi.
Gördükleri karşısındaki şoku üzerinden atamamıştı.
Ders anlatan öğretmenin söyledikleri koridordan olduğu gibi duyuluyormuş.
Niye bağırıyor diye merak edip baktığında ise gözlerine inanamamış
"Sınıfın kapısı yoktu" diyor.
Okul müdüründen aldığı yanıt karşısında söyleyecek fazla bir şey bulamamış;
-Bu sınıfta iki ‘Polat bozuntusu' var. Kapıyı sürekli tekmeyle açıyorlar. Kapı dayandıramıyoruz. Okun parası sadece kapıya gidiyor neredeyse. Vermediğimiz ceza kalmadı; akıllanmıyorlar...
xxx
Belki bu çocukların ailesi ‘Beyaz Türk' refleksiyle davranmıyor olabilir.
Anneleri ‘yaşam koçu' babaları ‘özel şoförlük' yapacak olanaklara sahip olmayabilir.
Ama herhalde onların da ‘hayalleri' vardır.
Ne yazık ki televizyon dizilerinin yarattığı ‘hayal dünyası' anne babaları, çoktan aşmış durumda...
18 Mayıs 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder