BABA ADI
“Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler”
Bu dizelerin sahibinin dün ölüm yıldönümüydü.
Ankara, 30’uncu yılında Şair’i anıyordu sanki…
Sabaha kadar yağan kar bembeyaz örtüyle kaplamıştı.
Gün başladıktan kısa süre sonra da hızla kirlendi.
xxx
30 yıl önce kaybettiğimiz Özdemir Asaf’ı bize sevdiren bir gazeteci ağabeyimiz olmuştu.
Kenan Harunoğlu…
Gazetelerdeki imzasıyla Kenan Harun…
İstanbul’da erken başladığı şairliği erken bırakmış, Ankara’ya göçüp gazeteciliği seçmişti.
O dönemki arkadaşları Türk edebiyatına damgasını vurmuş isimlerdi;
Salah Birsel, Özdemir Asaf, Behçet Necatigil, Oktay Akbal, Cemil Meriç…
O günleri anlatmaktan çok hoşlanmaz, “Çocuklar bir iki satır karalamışlığımız var, üstelemeyin” der, kendisinden konuşulmasını istemezdi.
Yıllardır şiir yazmamıştı.
Haberleri bitirdikten sonra bir iki dize mırıldanırdı.
xxx
Soyadını ‘Harunoğlu’ diye bilirdik ama aslında o da değilmiş…
1940’lı yıllarda ‘Hececilerin ölçülü- biçili mısra anlayışına karşı mücadele başlattıkları dönemde adı, soyadı kafiyeli oluyor diye değiştirmiş.
‘Soran’ yerine babasının adını seçmiş; ‘Harun’ yapmış.
Babasının adını soyadı yapan, sadece kendisi değilmiş;
Özdemir Asaf da babasının adını almış.
Çok üsteleyince soyadlarını nasıl değiştirdiklerinin öyküsünü dinlemeyi başarmıştık.
Servetifünun dergisinde yayınlanan ilk şiirlerinin de öyküsü:
“Özdemir’i Oktay alıp getirmişti Servetifünun’a. Aramıza katılır katılmaz da ilk şiiri yayımlanacağı zaman ismi sorun olmuştu. Daha önce Özden mi, Özdem mi öyle bir soyadı kullanmıştı imzasında. Oktay bu soyadını beğenmemiş, ‘Öz, Öz, Öz... Değiştirelim adını’ demişti. ‘Özdemir Arun’da karar kıldık. Gerçek soyadı idi Arun. Fakat o sayıya sadece ve sadece üç şiir giriyordu. Dergi basılınca ne görelim. Kapakta alt alta sıralanmış: Kenan Harun, Esat Sadun, Özdemir Arun... O zaman fark ettik: İsimlerin üçü de un’la bitiyordu. Aldı mı bizi bir telaş! Hececi hasımlarımızın eline yeni bir koz vermiş olmuyor muyduk? Hemen isimlerdeki bu ‘uyum’u ortadan kaldırdık. ‘Esat Sadun Sümer’ oldu. Özdemir de soyadından vazgeçip daha ‘şairce’ bulduğu, baba adı Asaf’ta karar kıldı.”
xxxx
Özdemir Asaf’ın Galatasaray’dan mezun olduğu, Hukuk okuduğu yıllar.
Ailevi durumu ‘iyi’ edebiyatçılar faslından.
Cebi her zaman paralı olduğu için ‘rahat’, şarap paraları Asaf’tan…
Asaf’ın sarı bıyıkları posbıyığa yaklaşacak; sarı saçları sık sık kaşlarının üzerine düşecek derecede uzun…
Çok önemli soyadı problemi çözdükten sonra da Beyoğlu’na çıkıp şarap kadehlerini tokuşturarak kutlamışlar, başarılarını.
Masada Özdemir Asaf ha babam konuşmuş;
Öyle abuk sabuk, etrafı rahatsız eden nutuklar değil,
Şiir gibi espriler döktürmüş;
Tutturmuş da tutturmuş, “Dünya kaçtı gözüme” diye.
Sonra oturmuş, tek satır ekleyip şiir yapmış:
“Dünya kaçtı gözüme
Taşıyacakmışım”
Yıllar sonra değiştirmiş:
“Dünya kaçtı gözüme
Çıkmaz”
xxx
Başkent’ten çıkmış Özdemir Asaf;
Şair gibi yaşamış,
Hayatın şiirini, şiirin hayatını dopdolu…
29 Ocak 2011 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder