KOL DÜĞMELERİ
Hatırlarım bugün gibi sessiz geçen son geceyi
Başın öne eğik bir suçlu gibi bana verdiğin hediyeyi
İki küçük kol düğmesi bütün bir aşk hikâyesi
İki düğme iki ayrı kolda bizim gibi ayrı yolda
xxx
Ne zaman dinlense insanın yüreğine bir sızı saplanır;
İki damla gözyaşı birikir, süzülemez bir türlü.
Yutkunmak istersin, boğazın düğümlenir...
İmkânsız aşkın acısı bütün vücudu sarar ilmik ilmik...
Alıp götürür şarkı sizi;
Hele peşinden bir de ‘Gamzedeyim deva bulmam' diye başlarsa...
xxx
Bu unutulmaz şarkıların sahibi Barış Manço aramızdan ayrılalı 12 yıl olmuş.
Ölüm yıldönümünde Kale'deyim.
Hava aynı şarkısındaki gibi;
‘Ayaz mı ayaz'
‘Kol Düğmeleri'nin öyküsü ısıtıyor içimizi...
Bir arkeolog gibi anılara dalıyoruz.
Bir sır gibi saklanan, aile içinde kulaktan kulağa anlatılan öyküye...
xxx
Yıl 60'ların ortası...
İnci, Ankara'nın en gözde genç kadınlarından;
Kocası fabrikatör, bürosu Sıhhiye'de; işleri oldukça iyi.
Geceyi de gündüzü de dolu dolu yaşayan,
Sık sık evlerinde de partiler veren bir aile.
Sanat çevresiyle de içli dışlı.
‘Cemiyet hayatının ünlü isimleri' babından...
xxx
Barış'ın da yolu Ankara'ya düşer o yıllarda.
Zaten Başkent'in yabancısı da değildir.
İlkokul 4'üncü sınıfı Ankara Maarif Koleji'nde okumuştur.
Şişli Terakki Lisesi'nden mezun olduktan sonra abisinin yanına Belçika'ya gitmiştir.
Amacı müziktir...
Önce Paris'e düşer yolu, tutunamaz.
Belçika Kraliyet Akademisi'nde okurken bir yandan çalışır bir yandan şarkılar besteler.
Belçikalı grupla tanışır, onlarla çalmaya başlar.
Hatta plağı basılır, kapağında ‘Barısh Mancho' yazılı.
O zamanlar Engin Arman plağı, ‘Fransa'da müzik yapan genç şarkıcı Bari Manso' diye sununca annesi 'Rikkat Hanım' ayağında terliklerle basar İstanbul radyosunu;
"Yaa, benim oğlumdan bahsediyorsunuz, onun adı Barış Manço'dur" der.
xxx
Barış o sıralar bir konser sırasında tanıştığı, Türkçe de bilen Belçikalı Marie Claude'la nişanlanmıştır.
Türkiye'ye döner konserlere başlar.
Ancak grubunun vize problemi çıkınca yeni ve yerli arkadaşlar bulur.
Şimdilerin ‘Mazhar- Fuat'ı ile kurduğu gruba ‘Kaygısızlar' adı verir.
xxx
İşte o yıllarda kesişir İnci ile yolları.
Ankara'da bir konserde mi tanışırlar, yoksa ortak arkadaşları mı tanıştırır bilinmez ama Barış sık sık İnci'nin Tunalı Hilmi'deki geniş dairesine konuk olur arkadaşlarıyla.
Konserlerden sonra sabahın ilk ışıklarına kadar sürer sohbetler.
Kaygısız kalamaz İnci'ye,
Giderek ilgisi artar;
Hayranlık aşka dönüşür.
Ne var ki İnci evlidir.
Aşkı platonik kalmak zorundadır.
İnci de farkındadır bu ilginin.
Ama imkânsızdır.
Bu imkânsızlığı bir hediye ile anlatır kendisine.
Babasından yadigâr kol düğmelerini verir Barış'a...
Barış anlamıştır;
"İki küçük kol düğmesi"dir bütün bu aşk hikayesi,
İki düğme iki ayrı kolda, onlar gibi ayrılacaktır yolları...
xxx
Kim bilir; belki İnci de aradan yıllar yıllar geçtikten sonra şimdi Almanya'da o şarkıyı dinleyerek anıyordur Barış'ı ölüm yıldönümünde;
"Bitsin bu işkence kalsınlar bir arada"
6 Şubat 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder