16 Şubat 2011 Çarşamba

HABERTÜRK YAZILARI/ TEK BAŞINA ORKESTRA

TEK BAŞINA ORKESTRA

Filmde Ankara caddelerini görünce nedense Mahmut Tali Öngören geldi aklıma.
Bize sinemayı sevdiren, öğreten, öğretmekle kalmayıp yoktan var ettiği Ankara Film Festivali'nde yıllarca kaliteli filmleri izlememizi sağlayan sevgili hocamızı;
TRT'yi kuran, ödülünü kovulmakla alan, buna rağmen küsmeyip bize televizyonculuğu öğretmek için yazan, anlatan öğretmenimizi...
O kadar kitabı arasında kendisini yazmaya fırsat bulamayan; ölümünden sonra odasını teslim alıp hayatını yazan Metin Aksoy'un deyimiyle ‘Tek Başına Orkestra'yı düşündüm...

xxx

Ankara'yı ilk kez bir filmde onun sayesinde izlemiştik ta çocukluk yıllarımızda.
"Türkiye'nin Kalbi Ankara" filmini O bulup çıkarmıştı.
Sovyet yapımıydı.
Onlarca sinemacı yetiştirmiş, senaryo tekniklerini öğretmiş, ama öğrencilerinden hiç biri Ankara'yı çekmemişti.
Sadece birkaç filmde rastlamıştık Başkent'e...
Mesela, "Uçurtmayı Vurmasınlar"
Ulucanlar cezaevi ve cezaevi aracının penceresinden görünebildiği kadar...
"Cumhurbaşkanı Öteki Türkiye'de" ve "Siyah Beyaz" filmlerine de ev sahipliği yapmıştı.
‘Vizontele Tuba'nın bir bölümü Ankara'da geçiyordu.
Yabancı yapım olarak sadece "Büyük Yolculuk' vardı, çok az sahneleri Başkent'e çekilen.

xxx

Oysa Ankara adeta bir Senaryo Üretim Merkezi gibi çalışır.
Siyasetçisinden gazetecisine, bürokratından akademisyene her duruma uygun bir senaryo mutlaka hazırdır...
Ama bir film senaryosu maalesef yoktur.
xxx

Yaz aylarında gittiğimiz Şikago caddeleri adeta bir film seti gibiydi.
Transformers 3 filmi çekiliyordu.
Film daha çekim aşamasında ilgi odağı olmuştu.
Gece gündüz trafik aksamasına rağmen insanlar şikâyetçi değildi.
Dünyanın en çok tanınan kentlerinin başında gelen Şikago, bu fırsatı kaçırmamıştı.
Belediye, yapımcı firmaya 6 milyon dolar gibi ciddi bir destek vermiş;
Filmi izleyenleri Şikago'ya çekmek için iyi bir fırsat olarak görmüştü...
Biz o gün ‘Neden Ankara'da film çekilmez' diye hayıflanıyorduk.

xxx
Neyse ki son dönemde yönetmenler ve yapımcılar Ankara'yı keşfetti.
'Behzat Ç.' bir Ankara klasiği olmayı başarıyor git gide.
'Aşk Tesadüfleri Sever', 'Siyah Beyaz' ve 'Bizim Büyük Çaresizliğimiz' adlı filmler çekildi.
Şimdi de ünlü yönetmen Zeki Demirkubuz'a set sahipliği yapıyor.
Engin Günaydın'ın başrolde oynadığı 'Yeraltından Notlar'ın çekimine Başkent'te başlandı.

xxx

İtiraf edeyim; ‘Aşk Tesadüfleri Sever'de o fayansla kaplı alt geçitler bile güzel göründü gözüme.
"Gazi Mahallesi'nin arka sokaklarını en son ne zaman dolaştım" diye hayıflandım.
AST'ı ihmal ettiğimi; Şinasi Sahnesi'ni özlediğimi fark ettim.

xxx

Sinema bir kentin tanıtımı için bulunmaz fırsat.
Yerel yöneticilerin panayır gibi festivaller düzenlemekten, kısır çekişmelerden vazgeçip, alt- üst geçitlerle övünmeyi bırakıp kent estetiğine daha fazla önem verip, insanları çeken meydanlar yapmasının vakti çoktan geçiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder