KURULTAYLAR KENTİ
Günlerdir kurultay haberleriyle yatıp kalkıyoruz.
Çarşaf mı, blok liste mi?
Kimler aday, kimler liste dışı...
xxx
Nihayet bir kurultay daha bitti.
Soruların büyük bölümü yanıtını buldu;
Sırada yeni yeni sorular:
Bu kadroyla bir şey yapılabilir mi?...
Ankara siyasetin başkenti olunca kurultaylar sık sık gündemimize geliyor.
Dün 15'inci olağanüstü kurultayını yapan CHP'nin kurultay tarihi Ankara dışında bir kongre ile başlıyor.
CHP, Sivas Kongresi'ni birinci kurultay olarak kabul ediyor.
4 Eylül 1919'da, Kurtuluş mücadelesinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi, CHP'nin kuruluşun miladı olarak benimseniyor.
Kuruluş tarihi de Cumhuriyetinin ilanının öncesine rastlıyor.
Kurtuluş Savaşını örgütleyen ve yürüten "Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti" 9 Eylül 1923'te kurulan ‘Halk Fırkası'na katılıyor, kuruluş dilekçesi 11 Eylül 1923'te İçişleri Bakanlığı'na veriliyor.
İkincisi ise 15 Ekim 1927'de Atatürk'ün 'Nutuk'u okuduğu Kurultay .
xxx
Kimileri için parti kongreleri, Başkent'ın ‘sıkıcılığının" göstergesi olsa da kurultaylar tarihi Türkiye'nin siyasi tarihidir aynı zamanda...
Ülkenin fotoğrafı çekilir;
Özeleştiri yapılır, hedefler konur...
Bazıları için ‘liste yarışı', ‘yönetime girme fırsatı' olsa da
Ülkenin geleceği belirlenir...
Kimileri için salonlar şov arenası, kavga mekanı, curcuna, demeç fırsatı olsa da kongreler, asıl büyük yarışa hazırlıktır, seçim provasıdır.
xxx
Dün CHP Kurultayını izlerken geçmişteki kongreleri hatırlamaya çalıştım.
Kesin sayı çıkarmak mümkün değil.
Özal'a suikast düzenlenen tarihi kongre, İnönü-Baykal yarışlarına sahne olan SHP kongreleri, ANAP'ta Akbulut sürprizi, Hasan Celal Güzel'in tek başına savaşı, kürsüde rahmetli Mustafa Taşar ile Namık Kemal Zeybek'in yumruklaşması, CHP-SHP birleşme kurultayları, Baykal'ın Ricky Martin'in şarkısı eşliğinde sahneye inişi, Özal'ın Cem Karaca ile sahne şovu, Alpaslan Türkeş'in Nazım'dan şiir okumaları, Necmettin Erbakan'ın saatler süren konuşmaları, Fazilet'teki gelenekçi-yenilikçi kavgaları, Kürt partilerinden birinde Türk Bayrağının yere atılması, MHP'di "illegaliteye çekiliyoruz" restleşmeleri...
Kiminin evsahibi Atatürk Kapalı Spor Salonu, kimisi Selim Sırrı Tarcan, son yıllarda ASKİ Kapalı Spor Salonu...
Son 25 yılın fotoğrafı...
xxx
Hele ilk kongre...
Ankara'da izlediğim kongre sayısını unutsam da ilkini unutmam mümkün değil.
Özallı yıllar...
1983'te tek başına iktidara gelmiş;
Fırtına gibi esiyordu.
Alınan kararlardan ülkenin başı dönmüştü.
Dört eğilimi bir araya getirmişti.
Ama ilk kongresi dört eğilimin kıyasıya yarışına sahne oluyordu.
Mehmet Keçeciler, Mustafa Taşar, Halil Şıvgın kongrenin baş aktörleriydi.
Salon ekipler savaşına sahne olurken kavga bambaşka bir nedenle çıktı.
Korumalar gazetecilere saldırmaya başladı.
Kimimizin fotoğraf makinesi kırıldı, kimimizin burnu kanadı.
Sonunda gazeteciler birlik olup salonu terk etti.
Özal gelip özür dileyip gönül alıncaya kadar da girmediler.
xxx
Her ne kadar kurultaylar kenti olsa da modern bir kongre merkezi bulunmayan Başkent'te Ankara Arena da ilk sınavından başarıyla çıktı.
Kimisi ‘Bunun için de Ankara'ya gidilmez ki" dese de Başkent'te kongre izlemek bir ayrıcalıktır.
18 Aralık 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder