CİNNET VAKTİ
Bazen insan gördüklerine, duyduklarına, okuduklarına inanamıyor.
Son üç beş gündür, yaşananlara, tartışmalara bakın;
Sanki ‘Ankara için cinnet vakti'...
xxx
İlk haber kimilerine göre Başkent'in ‘zengin gettosu Çayyolu'ndan;
Polis lüks bir lokantaya girmiş.
Aileleriyle birlikte yemek yiyen çocukların kimliklerini toplamış, sonra ‘tutanak' karşılığı anne babalarına teslim etmiş.
Gerekçe; içkili yerlere 18 yaşından küçükler, yanlarında aileleri de olsa giremezmiş.
Yasalarda, yönetmeliklerde varmış...
Yasa, yönetmelik, nizammane 1930'lardan kalmış;
"Bar, kafeşantan ve meyhanelere yanlarında veli ve vasileri olsa bile 18 yaşından aşağı küçüklerin girmelerini polis meneder..."
Dili bile 1930 kafası...
8 yıl önce AB'ye uyum için değiştirilmiş, ama galiba kimsenin aklına bile gelmemiş;
Kafaların, mantığın değişmediği, polisin gidip ailelerin yanlarından çocuklarını toplayabileceği...
Bazılarının savunması daha vahim;
"Ankara'da sık sık böyle kontrol yapılıyor, zengin semtinde yapılınca herkes ayağa kalktı..."
Demek ki Metin Feyzioğlu Ankara Baro başkanlığına seçilmese; tesadüfen o gün o lokantada olmasa sürüp gidecek;
Kimse de yadırgamayacak, itiraz etmeyecek.
xxx
Neyse ki siyasetçilerimiz olaya el koydu;
Her gün bir demeç, bir açıklama.
Belki yakında yasaya el atılır, AB'ye uygun hale getirilir.
Tıpkı 8-9 yıl önce Tunceli'de sırf bir birahanede çalışıyor diye üniversiteli kızların gözaltına alınması gibi.
Belki de bu kez ‘AB'ye uygun hale getiriliyor' görüntüsüyle yine geriye gidilmez.
xxx
Bir başka haber Tunalı Hilmi'den;
Hani bir zamanlar Ankara'nın Champs Elysées'i olacak hayali kurulan caddesinden...
Bırakın Şanzelize olmayı, eski günlerini mumla arayan caddeden...
Birileri, "Biz belediyeden geliyoruz, süsleri kaldırın" demiş.
Üç gün süre vermişler, kaldırmayanı ceza ile tehdit etmişler.
Yılbaşı heyecanına kapılıp dükkanlarının önlerindeki ağaçları süslemeye kalkanların hevesleri kursağında kalmış.
Araştırınca gelen ‘densiz'lerin Büyükşehir Belediyesi'nden olmadığı anlaşıldı.
Ama kim oldukları meçhul...
Referandum öncesi Ankara sokaklarına slogan yazanları MOBESE kameralarından bulup ceza kesenler, herhalde Belediye adına sahte denetim yapanları bulup kamuoyu önünde rezil ederler...
xxx
Yılbaşı turizmi belli başlı bütün dünya kentleri için büyük bir gelir kapısı haline geldi.
Londra Trafalgar, Paris Champs Elysées ve Zafer Takı, Moskova Kızıl Meydan, Berlin Branderburg Meydanı...
Günler öncesinden ışıl ışıl hale getirildi.
Fotoğraflar, her görene ‘gel gel' dedirtiyor...
Ankara'yı ise gece çıkıp dolaşın isterseniz.
Yılbaşına sayılı günler kaldı ama büyük alış veriş merkezleri, Tunalı'da birkaç mağaza, Çayyolu'nda bazı mekanlar dışında neredeyse her yer karanlık;
İnsanları birazcık olsa neşelendiren, yaşama sevinci katan, günlük sıkıntılarını unutturan görüntü var mı?
‘Gri kent' imajının yerleşmesi için her şey yapılıyor.
Üzerine de kısır tartışmalar...
Sanki "Ankara için cinnet vakti..."
15 Aralık 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder