KÜF KOKULU KİTAPLAR
O kadar güzel oyunlar sahnelendi ki;
Kanlı Nigar, Bir Delinin Hatıra Defteri...
Hangi birini sayayım.
Hiç birine gitmedim, gidemedim.
O kokudan korktum.
Yıllardır peşimi bırakmayan küf kokusundan...
xxx
İrfan Şahinbaş sahnesinden söz ediyorum.
Macunköy'de, toptancıların arasında kalan, yolunu bilenlerin bulabildiği tiyatrodan...
Hani Devlet Tiyatrolarının servis kaldırdığı sahneden...
Yıllardır gitmeye korktuğum, ‘ölüm kokusu'ndan çekindiğim tiyatrodan...
xxx
1991-92'li yıllar...
12 Eylül darbesinin üzerinden 10 yıldan fazla geçmiş;
O dönemin ağır havası bir nebze olsun dağılmıştı.
Başkent'te biraz olsun demokrasi rüzgârları esiyordu.
Kültür Bakanlığı'ndan aradılar;
"OSTİM'de bir depoyu görmeye" çağırıyorlardı.
Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar ile birlikte.
Depoda ne vardı bilmiyorduk; ama garanti veriyorlardı.
"Gelin pişman olmazsınız, böylesini görmediniz"
xxx
Gerçekten de öylesini görmemiş, duymamıştık.
Kapılar açıldığında gözlerimize de burnumuza da inanamıyorduk.
Bir hangar dolusu kitap...
Üst üste yığılmış; binlerce...
Damgalanmış, kilit altında.
Sanki kitap cezaevi gibi...
xxx
12 Eylül döneminde bir kısmı kütüphanelerden toplanan, bir kısmı polisin ‘suç' diye el koyduğu binlerce kitap depoya hapsedilmişti.
Yıllarca havasızlıktan, rutubetten, çatıdan akan yağmurdan küflenmiş;
Bazıları çürümüş...
Elimize aldıkça sayfaları dağılıyor, karıştırdıkça küf kokusu artıyordu
Sanki ölümün kokusu geliyordu burnumuza.
Dayanmak mümkün değildi.
xxx
Depoyu bulan Sağlar, kızgınlığını gizleyemiyor;
Kitapları hapseden zihniyeti lanetliyordu.
Geleceğe yönelik umutlardan, özgürlükten bahsediyordu kameralara;
"Yasakların yasaklandığını" söylüyordu,
Kitap yığınına elimi daldırdım;
İlk çıkan geçmişin izlerini taşıyordu.
‘Asker postalı'
Hangi asker neden bulduysa, nasıl yakaladıysa üzerine basmış, kocaman bir ayak izi çıkmıştı kapağına.
Adına bile bakamadım, içini karıştıramadım.
‘Yerine' bırakamadım, öylece kaldı elimde...
Şaşkınlığımı, dalgınlığımı Fikri Bey dağıttı;
Elimden alıp, birkaç satır yazıp imzalayarak geri uzattı.
xxx
O günden sonra yıllarca kitaplara hapishane olan o hangarlar yeniden düzenlendi.
İrfan Şahinbaş, Orhan Asena sahnesi oldu...
Ama gidemedim, korktum;
O kitapların ölüm kokusu yüzünden güzelim oyunları kaçırdım.
Küflenmiş hayata isyan edercesine...
xxx
O kitap hala kütüphanemde en değerli kitaplar arasında duruyor.
Ama bu günlerde gelen bir haberden sonra o küf kokusu dağıldı sanki.
Yıllar önce bir Kültür Bakanı tarafından ‘cezaevinden kurtarılan', üzerinde ‘yasak' damgası bulunan Mem û Zîn, 20 yıl kadar sonra bir başka Kültür Bakanı, Ertuğrul Günay tarafından yeniden bastırıldı.
Kütüphanemdeki küf kokulu Mem û Zîn, yeni mürekkep kokulu Mem û Zîn'i bekliyor.
8 Aralık 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder