24 Ekim 2012 Çarşamba
TAHTACI BAYRAMI
Anıtkabir'i hiç böyle gördüğünüz mü bilmiyorum.
Cıvıl cıvıl, rengarenk...
Yıllardır defalarca gittim, hiç böyle bir manzara ile karşılaşmadım
xxx
Biz Ankara Valiliği'nin ‘yasak' kararı ile uğraşırken geldi fotoğraf,
Bazı gruplar, 29 Ekim öncesi, "Cumhuriyet Bayramı'nda 1. Meclis'in önünde toplanma" çağrısı yapıyor;
Valilik ise "kanuna aykırı, gerekli yasal işlemler yapılacaktır" diye uyarıyordu.
Eyleme katılan olursa "güvenlik güçleri tarafından engellenecek."
Eylem denilen de "Cumhuriyet Bayramı..."
29 Ekim günü Ulus'ta yaşanabilecekleri gözümüzün önüne getirmeye çalışırken neyse ki dostumuz Faruk Demir girdi içeriye...
Aldı götürdü, olası karanlık görüntüleri;
Rengarenk bu fotoğrafı koydu.
O fotoğraf bugün HT Ankara'nın birinci sayfasında.
xxx
'Tahtacı Kültür, Eğitim, Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği' üyeleri gelmiş İzmir'den.
Faruk Demir almış Anıtkabir'e götürmüş.
İyi ki de götürmüş.
Her zaman devlet ciddiyeti içinde hareket edilen;
Devlet protokolünün siyah ve gri, askeri protokolün yeşil üniformaları ile görmeye alıştığımız Anıtkabir'de bu fotoğraf çıkmış.
Xxx
Tahtacılar, bu ülkenin en az bilinen kesimlerinden.
Kaynaklara baktığınızda ortak şu cümle şu:
"Tahtacılar Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaşayan Alevilerdir"
Onun dışındaki bilgiler çelişkili.
Yavuz Sultan Selim'in tahta geçmesinden sonra; Alevilere karşı yaptığı zorbalıklara boyun eğmektense, dağlarda yaşamayı tercih edenler olduğunu yazanlar da var; Fatih'in İstanbul'u fethederken kullandığı gemileri yapması için Toroslar ve Kazdağları'na gönderdiğini söyleyenler de.
xxx
Tahtacılar'la ilk kez rahle-i tedrisatından geçmekle her zaman övündüğüm, 8 yıl önce kaybettiğimiz ustam rahmetli Müşerref Hekimoğlu sayesinde tanıştım.
Altınoluk'tan Akçay'a doğru giderken, yolun 15. kilometresinden sağa sapıp iki kilometre kadar tırmanınca Körfezin mavisi ile sırtını yasladığı Kaz Dağlarının yeşilinin içine saklanmış bir köyde.
Tahtakuşlar Köyünde...
Alibey Kudar...
Geleneklerinin, göreneklerinin kaybolmaması için doğup büyüdüğü köyünde, iğneyle kuyu kazarcasına Etnografya Müzesi kurmuş;
Devletin değil ama UNESCO'nun desteğini almayı başarmıştı.
Her Köy Enstitülü öğretmen gibi kendisini eğitime adamıştı.
xxx
Anıtkabir fotoğraflarını görünce yeniden hatırladım Alibey Kudar'ı.
Bize müzeyi gezdirirken anlatmıştı;
Kazdağları'ndaki Tahtacı köylerinde yaşayanlar bayramlarını, düğünlerini mezarlıklarda kutlarmış.
Mutluluklarını öbür dünyaya göçen atalarıyla paylaşırlarmış.
Kadınların, neden bayram kıyafetleriyle geldiği, neden Anıtkabir'de yüzlerinin parladığı belki kültürlerinde gizli.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder