Başkent bambaşka bir drama sahne oldu bu hafta...
Her gün onlarcasına tanık olduğumuz;
artık kanıksadığımız trafik kazalarının
yol açtığı bir dram...
Ama bu kez zincirleme bir dram...
xxx
"Genç yaşında geçirdiği trafik kazası
sonucu hayatını kaybetti..."
Benzerini gazetelerde, televizyonlarda,
radyolarda defalarca duyabileceğimiz
bu haberle ilgili gelişmeleri hafta boyunca izledik.
Yaşamının baharında trafik kazasına
kurban verilen genç 22 yaşındaki Emir Hilmioğlu'nun
babası eski rektör, 'Ergenekon' davası sanığı
Fatih Hilmioğlu olunca
o melun kaza bambaşka anlam kazandı.
Üstelik kanser hastası olan Baba Hilmioğlu,
oğlunun cenazesine katılmak için
birkaç günlüğüne cezaevinden çıkarılmasına rağmen
acısını evinde, eşiyle paylaşmasına
izin verilmeyince skandala dönüştü.
Üç yıldır cezaevinde olan bilim adamı,
‘kaçabilir' endişesiyle gece
Sincan Cezaevinde tutulunca işe siyaset karıştı.
Bir babaya yaşayabileceği en ağır acı,
katmerli şekilde yaşatılınca nutuklar atıldı,
‘çözüm' için sözler verildi.
Cenaze töreni ise bambaşka sürprizlere sahne oldu.
Acıyı paylaşmak için aynı görüşte,
aynı ideolojide buluşmak gerekmiyordu.
BDP'li Sırrı Sakık'tı o isim.
Evlat acısının ‘öteki mahallesi', ‘karşı kampı' yoktu...
xxx
Hafta boyunca hep kalanlar konuşuldu;
Giden hep unutuldu.
Emir, Emirler kolay yetişirmiş gibi;
xxx
Emir'in öyküsünü de
Habertürk Televizyonu'ndan arkadaşımız Anıl Ergin yazdı;
Yazdı yazmasına da o hengame arasında
dikkatlerden kaçtı gitti...
Emir Hilmioğlu Başkent Üniversitesi
Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisiydi.
Ama hayata kendisini
sadece bir avukat olmak üzere hazırlamıyordu.
Ankara Sanat Atölyesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde
oyunculuk dersleri alıyordu;
aynı zamanda kısa filmler üzerinde çalışıyordu.
Son olarak "Kolo'nun Mirası" adıyla bir film çekmiş;
Ankara'yı anlatmıştı.
Babası cezaevinde olmasına
rağmen bütün yoklukları aşmayı bilmiş,
Kısıtlı imkanlarla, dar bütçeyle bir belgesel yapmış;
Ankara'nın efsanevi belediye başkanlarından
Vedat Dalokay'ı anlatmıştı. O film,
4. İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali'nde yer aldı.
Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nin "Çocukça Kısa Film Yarışması"nda
teşvik ödülü almaya hak kazandı.
Ama ölüm, sevincini kursağında bıraktı.
Ömrü, 16 Kasım'da yapılacak törene,
ödülünü kaldırmaya yetmedi.
xxx
Biz Emir'i trafik terörü nedeniyle;
Babasının adı yüzünden tanıdık.
Tanıdığımızda çok geçti.
Keşke biraz daha zamanı olsa;
Duruşmalardaki savunmalarıyla,
yaptığı belgesellerle tanısaydık.
Emirler kolay yetişmiyor;
Onları yetiştirenler de.
21 Ekim 2012 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder