10 Ağustos 2011 Çarşamba

HABERTÜRK YAZILARI- TABUR


TABUR

"Hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz"
Çankaya Kapısı'ndan Meclis'e girip sağa döndüğünüzde karşılaşırsınız bu yazıyla.
İrkilirsiniz...
Otoriter, emredici, affı yok bir psikoloji yaratır.
Meclis'le, milletvekilleriyle ne ilişkisi var diye düşünebilirsiniz;
Yok zaten...
O yazının hedefi askerlerdir...

xxx

Kimilerinin Atatürk'e ait olduğunu söylediği bu sözün yazılı olduğu yer TBMM Muhafız ve Tören Taburu;
Meclis'teki ve siyasi literatüre geçen adıyla Tabur...
Ankara için en eski kriz merkezlerinden biri;
Hemen her görüşteki siyasetçiler için sivilleşmenin sembolü;
Yılların bitmeyen tartışma konusu...
xxx
Dün sabah Parlamento Büro şefimiz Saliha Çolak, yeni dönemde askerlerin Meclis'ten taşınmasının gündeme geleceğini söyleyince hepimiz ‘yine mi' dedik...
Belki 25 yıldır aynı konuyu tartışıyorduk, bıkmadan usanmadan;
Her seferinde yeni anlamlar yükleyerek.

xxx
Haber masasında tartışma başlayınca aklıma Mustafa Taşar geldi nedense;
4 yıl önce trafik kazasına kurban verdiğimiz nüktedan siyasetçiyi...
En ciddi siyasi konulara bile mizahla yaklaşır;
İçine kendisini de kattığı fıkralarla önce güldürür, sonra çözüm önerisini getirirdi.
Galiba, ANAP'ın muhalefete düştüğü 1991'li yıllardı.
Taşar da bakanlık ‘makam'ından Meclis Halkla İlişkiler Binasındaki mütevazı milletvekili odalarından birine taşınmıştı.
Odası zemin katta ve arka tarafa bakıyordu.
Bir gün kulisteki sohbette söz taburdan açıldığında o sazı eline aldı:
"Geçen gün odamda çalışıyorum, baktım askerler bir tabutla geçiyor; kalktım Fatiha okudum. 15 dakika sonra yeniden bir tabut geçti. Yine dua ettim. Birazdan bir daha tabut geçmez mi?.. Ya ne çok insan ölmüş diye düşünürken baktım ki meğer askerler cenaze töreni eğitimi yapıyormuş. Öyle ciddi yapıyorlar ki gerçek cenaze töreninden hiçbir farkı yok. Bu tabur Meclis'te durdukça, benim odam arka tarafta oldukça ben daha çok dua ederim. O odaya gelen milletvekilleri de çok dua eder..."
"Asker Meclis'ten çıkarılsın" demenin zor olduğu, bu öneriyi gündeme getirenlere ‘Asker düşmanı' gözüyle bakıldığı günler...
Taşar'ın bu fırka gibi anısından bir süre sonra çözüm de bulundu;
Cenaze törenlerinde asker yerine polis görev yapmaya başladı.

xxx
Mustafa Taşar, internette kendi adına site açan ilk siyasetçiydi;
Site aynen duruyor, adını yaşatıyor.
‘Siyasi Nükteler' adlı kitabına yazdığı önsöz de siyasetçilere ders niteliğinde;
"Siyasetle ciddiyetin özleştirildiği, ciddiyetin ise surat asmak ve somurtmak olarak anlaşıldığı bir toplumda yaşıyoruz. Böyle bir anlayışın yaygın olduğu bir toplumda siyasetin ve siyasetçinin kendinden ürkülen ve korkulan unsurlar haline dönüşmesi kaçınılmazdır. Siyasetten ve siyasetçiden ürkülen bir toplumda ise demokrasinin yerleşmesi ve yaşaması mümkün değildir. Mizahı ‘hürriyetin çocuğu' olarak nitelendiren batı toplumlarında, siyaset; güler yüzle, nükteyle yapılan bir sanat mahiyetini almıştır."
Neyse ki Meclis Başkanlık koltuğunda rahmetli Taşar gibi aynı ekolden gelen, fıkralara önem veren Cemil Çiçek var.
Siyasetin ‘tabur' sorunu bu kez krize yol açmadan çözülecek gibi görünüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder