SESSİZ YEŞİL YOLLAR
O kadar ‘önemli' gündem maddesi arasında kimsenin dikkatini çekmedi;
Gazetelerde haber olmadı, televizyonlarda ‘uzmanlar' tartışmadı.
Aslında o kadar hayati bir konu ki...
xxx
Orman ve Su İşleri Bakanlığı ‘Sessiz Yeşil Yollar' projesi başlattı.
Amaç şehirlerde gürültü kirliliğinin önüne geçmek.
Bakan Veysel Eroğlu'na göre, ‘basit bir yol kenarı ağaçlandırması değil'...
"Yol kenarına dikilen ağaçlar ve diğer bitkiler, yoldan çevreye yayılabilecek gürültü ve toz kirliliğinin, hatta hava kirlenmesinin önlenmesi görevini üstlenir. Yol ağaçlandırması bir yandan ülkenin güzelleşmesine katkıda bulunurken bir yandan da seyahat edenleri sıcaklık, fırtına, rüzgâr, kar gibi klimatolojik tesirlerden korumakta ve daha ferah bir sürüş temin etmektedir..."
Projeye göre yol kenarlarına sert ve geniş yapraklı ağaçlar dikilecek.
Yüksek boylu, yere kadar sık dal ve yaprak dokusuna sahip ağaçlar tercih edilecek.
Ağaçların yaprakları ses yönüne dik gelecek şekilde ve birbirini örtecek biçimde dikilecek.
Böylece yolun şekline, yol şevine, bitki örtüsünün çeşidine, yeşil kuşağın genişliğine bağlı olarak gürültü seviyesi önemli ölçüde azalacak.
xxx
Bakanlık bu projeyi ne kadar sürede tamamlar bilmiyoruz.
Üç yılda 820 milyon fidan dikildiyse, başlamak bile büyük iş.
Bakan Eroğlu'nun göreve geldiğinde ilk işi, belediyelerin ağaç ithal etmesini yasaklamak olmuştu.
Yasak kararını HT Ankara'ya açıklarken, "Belediyeler yığınla dövizi yurtdışına akıtıp ağaç getiriyor. İthal ağaç için o kadar para döküyorlar, sonra büyümüyor, yol ortasında kazık gibi duruyor" sözlerinin adresi uzun süre konuşulmuştu.
Anlaşılan o ki, ağaçlandırmanın da bir ‘bilim' işi olduğu geç de olsa bir devlet politikası haline geliyor.
Umarız bu politika kalıcı süreli olur ve belediyeleri de kapsar.
Kentlerde ticari bir ürün olan ‘kavak' yetiştiriciliğinden vazgeçilir.
xxx
Aslında yol kenarı ve orta refüj ağaçlandırmasının ‘bilim' işi olduğunu Ankara'ya ilk gösteren Prof. Dr. İhsan Doğramacı olmuştu.
Ama kimse görmedi; yıllar heba oldu.
Bilkent ilk kurulduğunda yolda peş peşe kazalar olup gencecik öğrenciler yaşamını yitirince ‘Hocabey' yolun hemen kenarındaki bazı ağaçları kestirmişti.
‘Bilkent'te Ağaç katliamı' haberlerini yapan gazetecilere de ‘tatlı sert' şekilde ders vermişti;
"Biz o ağaçları bilerek kestik. Yoldan çıkan araba ağaçlara çarpıyor, can kaybına yol açıyor, hasar daha büyük oluyor. Onun yerine sık çalılıklar dikiyoruz. Araba çarptığı zaman çarpışmanın şiddeti azalırsa can kaybı ihtimali de düşer..."
xxx
Umarız bu proje rafta kalmaz;
Ağaçlar dikilir;
"Bir güzel orman olur yazılarda
iklim değişir, Akdeniz olur..."
17 Ağustos 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder