BİR KENT, BİR ADAM
"Herkesin bir kenti vardır; herkesin bir adı gibi bir kenti vardır" diyor Yılmaz Odabaşı...
"Bir kent bir sevda"da...
Ardından ekliyor:
"Fakat öğrendin ki kentler yenik düşmezmiş insanlara. Geç anladın; önce vuruştun ve yenildin sonra..."
xxx
Hafta sonu foto muhabiri ağabeyimiz Ümit Turpçu ile Eskişehir sokaklarında dolaşırken Yılmaz Odabaşı'nın bu cümleleri vardı aklımda...
"Önce vuruştun ve yenildin sonra..."
Belli ki Yılmaz Büyükerşen hoca yenilmemiş Eskişehir'e;
Vuruşmamış o eski kent ile
Kenti yanına almış, yenmiş yenilemiş...
xxx
Eskişehir'de Başbakan'ın mitingini izlerken sağanak vardı.
Miting bittikten sonra da durmadı.
Koşup tramvaya attık kendimizi...
Ardından Porsuk kıyısında bir cafeye.
Öğle saatlerinde tıklım tıklımdı.
Genci yaşlısı, mini eteklisi, şortlusu, başörtülüsü...
Herkes dışarıda; sokaklar cıvıl cıvıldı.
Günün tadını çıkarıyordu Eskişehirliler...
Akşam da bir şey değişmemiş gibiydi.
Bu kez yağmuru seyrediyorlardı Porsuk'a bakıp...
xxx
"Ender görülebilecek, inanılmaz müthiş bir yağış" Eskişehir'de de vardı.
Belki biz Eskişehir'in sadece ‘vitrin'ini gördük.
O vitrinde ne sel vardı, ne de tıkanan yollar...
Tek telaş günübirlik Eskişehir'e giden Ankaralıların trene yetişme koşuşturması...
xxx
Hemen hemen aynı saatlerde Başkent'in halini gösteren fotoğraflar ertesi gün HT Ankara'daydı.
Peşinden artık alıştığımız açıklama geldi:
"Elbette böylesine kısa sürede bu kadar çok yağışa hiçbir altyapının cevap vermesi mümkün olmaz. Dünyanın hiçbir ülkesinde de böyle bir yağışa göre altyapı yapılmaz..."
xxx
Önceki gün Ankara Valisi Alaaddin Yüksel ile Emniyet Müdürü Zeki Çatalkaya konuğumuzdu.
Dün de Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık...
‘En kötü haber'i verip, aramızdan çok genç yaşta aramızdan ayrılan Beyhan için başsağlığına gelmişlerdi.
Beyhan'ımızı aramızdan alan ‘trafik kazaları' sohbetimizin ana konusu.
Ve yaşanan aksaklıklar...
Vali Yüksel görev yaptığı bütün illerde sorunların üstüne üstüne giden bir isim.
Önceliği de trafik...
Trafik için de eğitim...
Trafik kazalarının ‘taksirli suç' kapsamında değerlendirilmesinden şikayetçi...
Ankara'daki en önemli sorunlardan birinin ‘taksili suçlar' olduğunu anımsatınca da MOBESE kayıtlarına göre bir günde en fazla suç işleyen taksi şoförüne ‘ödül' vereceğini" söylüyor.
Başkent'teki ‘geçiş üstünlüğü'nün trafiği aksattığından yakınıyoruz.
Emniyet Müdürü Çatalkaya, "sadece korunan ve koruyan araçlarla geçiş üstünlüğü olan" araçların tepe lambası kullanması gerektiğini, diğerlerini sürekli toplattıklarını anlatıyor.
Vali ise gülüyor; ‘Yanar çakar' diyerek başından geçen bir olayı anlatıyor:
"Geçen gün İstanbul'a gidiyorum. Yol tıkanmış, yan yoldan gelen bir kamyonet ana yola çıkmaya çalışıyor. Baktı ki olmuyor, tepe lambasını çıkardı, kolayda yola çıktı. Ne işi var kamyonette...."
"Belki gizli görevlidir" diye takılıyoruz.
-Doğru gizli görev .... fabrikasının çıktı kamyonet. Malzeme taşıyor."
xxx
Vali Yüksel'i dinlerken aklımızda Eskişehir ve o zor soru vardı;
"Bir kentin kaderini tek bir kişi değiştirebilir mi?"
Son söz yine Yılmaz Odabaşı'nın;
"Herkesin bir kenti vardır. Bir insanı sevmek gibidir bir kenti sevmek; tanınmayan insan, gidilmeyen kent sevilebilir mi?
1 Haziran 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder