27 Mayıs 2012 Pazar
HABERTÜRK YAZILARI-KAPANSIN AMA...
KAPANSIN AMA...
Bu yaz zor geçeceğe benziyor.
Beklenen açıklama dün Büyükşehir Belediyesi'nden geldi...
İnönü Bulvarı'nda, Hava Kuvvetleri'ne varmadan yıllardır sürücülere illallah dedirten darboğaz sonunda kalkıyor.
Kalkıyor dediğimize bakıp yol genişleyecek zannetmeyin.
Kapanıyor.
Hem de 4 aylığına...
Alternatif yollar var ama;
Çok zorda kalmazsanız Kızılay'a gitmeye kalkmasın...
xxx
Aslında alışkınız yolların kapanmasına.
Eskişehir yolunda yıllarca sürmüştü.
Metro tünelleri nedeniyle yol tek şeride düşmüş;
Gelip gitmek tam bir ıstırap.
Tam bitti derken bu kez yol genişletme çalışması.
Hatta MTA'nın oraya yaptıkları metro çıkışı yolun ortasında kalmıştı.
Haydi yeniden...
xxx
Şimdi kara kara düşünüyoruz;
Bu 300 metreyi bile bulmayan kısım kapatılırsa halimiz nice olur...
Halbuki 4 aylığına;
Üstelik okullar kapandıktan sonra;
Üstelik yaz aylarında...
Belki çoğumuz tatilde iken...
Ama o kadar alışmışız ki arabalı yaşama.
Işıkta beklemek zor;
Yol tıkanınca sabretmek zor;
Yürümeyi çoktan unutmuşuz.
Bu kenti, bizi kim bu hale getirdiyse...
xxx
Şimdi Kızılay'a nasıl gideceğiz diye düşünüyoruz.
Bilmem hatırlayan var mı?
Bu kentte Kızılay kapandı.
Hem de tümden...
Aylarca araç giremedi.
Hayat çok mu çekilmezdi?
Hayır.
Bir yandan metro bir yandan kanalizasyon çalışması sürdü.
Ama Kızılay tam bir yaşam alanı haline geldi.
Şimdi karşıdan karşıya geçmenin bile mümkün olmadığı;
Sürekli kilitlenmiş araç trafiğinden nefes almanın zorlaştığı Bulvar'ın ortasında binlerce insan yürümenin tadını çıkardı.
Hele o Güvenpark'ın yanına yerleştirilen tren vagonundan kafe...
Akşamları konserler;
Açık hava sinemaları...
Yerlere oturup sereserpe film izleyenler,
İnşaatın bir köşesine de fotoğrafçı yerleştirildi;
Eski usul...
Arkada "Metro Hatırası" yazısı.
Film izlemişliğimiz de, vagon kafede oturup arkadaşlarla sohbet etmişliğimiz de var ama;
Şimdi düşünüyorum da en büyük pişmanlığım;
Keşke ben de çektirseymişim o fotoğraftan...
xxx
O zaman da trafik keşmekeş haline gelmişti.
Arabayla bir yerden bir yere gitmek cehennem gibiydi.
Üstelik 20 yıl önce hem nüfusun hem araç sayısının daha az olduğu düşünüldüğünde.
Mithatpaşa Caddesi ile Necatibey alternatif yollardı.
Ama girmek, çıkmak ne mümkün.
Elbette o zaman da küfreden olmuştur.
İşine, evine, randevusuna geç kalanlar kızmıştır.
Bir yandan ‘metro gelecek, dertler bitecek' beklentisi;
Bir yandan ‘alternatif mutluluk' alanları sıkıntıları çekilir hale getiriyordu.
Şimdi ise sadece ıstırap...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder