23 Mayıs 2012 Çarşamba

HABERTÜRK YAZILARI- AKÜN SAHNESİ OLUR MU

AKÜN SAHNESİ OLUR MU?

Bir zamanlar Başkent'in en modern, en lüks sinemalarından biriydi.
Kapanalı tam 10 yıl olmuş.
Açıldığını görmemiştik ama;
Kapanışına tanıklık ettik ne yazık ki.
1975'de Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi ‘Hababam Sınıfı' ile
açtığı perdelerini, 23 Mayıs 2002'de yine aynı filmle kapatmıştı;
Üstelik bir daha açılmamak üzere.

xxx
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay konuğumuzdu dün.
Önce Habertürk TV'de Alican Türkoğlu'nun sorularını yanıtladı.
Ardından uzun uzun sohbet ettik.
Konu malum;
Tiyatroların özelleştirilmesi.
Sayın Bakan, bu kavramı kullanmaktan özenle kaçınıyor.
"Sanatçıyı daha özgür kılabilecek bir modeli arıyoruz"
"Madem kamu kaynağı kullanıyoruz. Sanatı olabildiğinde halka götürmek için
25'e yakın sahne açtık."
"Anadolu'ya sanat götürmek bizim temel hedeflerimizden birisi bundan vazgeçmek istemiyoruz"
Bu cümleler Sayın Bakan'a ait...
Aslında tiyatroya ilişkin çok şey söyledi ama...
Büyük bölümü yazılmamak koşuluyla

xxx

Sohbet sırasında aklıma nedense Akün sineması geldi.
AVM furyası Başkent'te çoğu sinemanın soluğunu kesti.
Akün de ticari kaygılara yenik düştü.
Neyse ki Devlet Tiyatroları devreye girdi;
Akün Sahnesi oldu.
Sahnelenen oyunlara bilet bulmak neredeyse olanaksız.
Çoğu zaman kapalı gişe...
Ya Devlet Tiyatroları olmasaydı;
Ya bu ‘özelleştirme' tartışması 10 yıl önce gündeme gelseydi?
Şimdi ‘Akün Sahnesi' olacak mıydı?

xxx

Bu sorulara aklım takılınca sohbet sırasında araya girdim:
"Opera binasının yeri de çok güzel. Büyük bir alış veriş merkezi yapılır artık..."
Ben biraz patavatsızca da olsa böyle araya girince Ertuğrul Bey gülümsedi;
"Bir gayretimiz var. Bu ay ya da gelecek ay bir modeli Bakanlar Kurulu'na götürme şansımız olacak" demekle yetindi.
Kültür Bakanlığı'nın kafasında tiyatro için ‘özelleştirme' yerine başka modeller var.
Kadrolu sanatçı yerine ‘sözleşmeli sanatçı' uygulamasına geçilmesini planlıyor.
Bakalım; bakanlığın gayretleri tiyatroyu özelleştirmeden kurtarabilecek mi, şimdi turnelere çıkan Devlet Tiyatroları 1 Ekim'de yeniden ‘perde' diyebilecek mi?
Tiyatro dünyasına sevindirici haber veremiyoruz ama Ertuğrul Günay'la sohbetimiz o kadar da boş geçmedi.
Sayın Bakan yine bakanlığın bastırdığı kitaplarla gelmişti.
Benim payına "Tarık Buğra" düştü.
Her ne kadar gözüm Alican Türkoğlu'na giden ‘Attila İlhan'da kaldıysa da...

xxx
Başkent'e anlam kazandıran mekanlar sürekli bir dönüşüm halinde...
Kentin ana damarları büyürken ana damarları besleyen kılcal damarlar koparılıyor giderek...
Her şey Büyük Tiyatro'da Genç Osman'la başlamıştı.
Umarız Büyük Tiyatro da bitmez.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder