22 Mart 2012 Perşembe

HABERTÜRK YAZILARI- GÖKÇEKLİ YILLAR


GÖKÇEKLİ YILLAR

Aradan 18 yıl geçmiş.
Üst üste dördüncü dönem...
Geçenlerde "Yine aday olmak istiyorum" diyordu...

xxx

Melih Gökçek'ten bahsediyorum.
İlk olarak Keçiören Belediye başkanlığı döneminden tanımıştık.
25 Mart 1984 yerel seçimlerinde işbaşına gelmişti.
Bizim öğrenci olduğumuz yıllardı.
O dönemki hocalarımızdan Prof. Dr. Onur Kumbaracıbaşı'nın Türk Haberler Ajansı için düzenlediği ankette anketör olarak görev yapmış, bir arkadaşımızla Keçiören'i dolaşmıştık.
O günlerde insanlar Gökçek'i tanımıyor, "Oylar Özal'a" diyordu...
İkinci seçiminde 1989'da aday olduğunda İnönü rüzgarı esiyordu;
Bu kez başkanlığı Hamza Kırmızı'ya kaptırmıştı.
Bürokrasiye; Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü'ne geçiş yaptı.
1991 yılı ise dönüm noktasıydı.
ANAP'ta desteklediği Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz'a karşı genel başkanlığı kaybedince o da Refah Partisi'ne geçmişi;
Refah, MHP ve şimdilerde artık bilinmeyen Islahatçı Demokrasi Partisi'nin ittifak yaptığı 20 Ekim 91 seçimlerinde milletvekili olmuştu.

xxx
Gökçek kazanmıştı ama partisi muhalefette idi.
Meclis Meclis olalı herhalde böyle bir muhalefet görmemişti.
Erbakan, saatler süren basın toplantısında nasıl iktidara geleceklerini anlatıyor;
Partisi, bir avuç milletvekili ile dönemin iktidar ortakları DYP ile SHP'ye adeta nefes aldırmıyordu.
Partinin iki ağır topu Oğuzhan Asiltürk ile Şevket Kazan Genel Kurul'da hiç yerlerine oturmuyor;
Kürsü performansında iki genç milletvekili, Bülent Arınç ile Abdullah Gül öne çıkıyordu.
Özal'ın beklenmedik ölümü üzerine Demirel Köşk'e çıkıyor; İnönü sürpriz bir şekilde siyaseti bıraktığını açıklıyor;
DYP'de Tansu Çiller, SHP'de Murat Karayalçın dönemi başlarken yerel seçim sınavı da gelip çatmıştı.

xxx

Ankara'da Karayalçın'ın boşalttığı koltuğu Korel Köymen doldurmaya hazırlanıyordu.
Rakibi Gökçek ise milletvekilliğinden istifa etmeden aday olmuştu.
Galiba seçimlerden bir hafta kadar önceydi;
Yani 18 yıl önce bugünler.
Meclis koridorlarında gazeteci arkadaşım Emin Varol ile dolaşırken Gökçek ile karşılaşınca laf attık;
"Ne işin var buralarda? Nasıl olsa seçimi kaybedeceğim deyip Meclis'te mi dolaşıyorsun..."
Gökçek ise altta kalmadı:
-Kesin ben kazanıyorum. İnanmazsanız gelin bir anket yapalım..."
Şevket Kazan'ın odasına geçtik.
Anket yöntemi ilginçti.
Ben üç rakam söylüyorum, arkadan Emin, geri kalanı bir başkası...
Yani aranan numaranın kime ait olduğunu bilmek mümkün değil...
Melih bey karşısında çıkana kimin oy vereceğini soruyor.
Yanıtların büyük bölümü Gökçek diyordu.
Sonunda ‘tamam' deyip bıraktık.
Zaten Gökçek de bir hafta sonra 6 bin 500 oy farkla kazandı,
2 yıl 3 ay süren milletvekilliğine veda etti.
Çöplükteki oylar tartışması kısa süre sonra unutuldu.,

xxx
Geçenlerde ziyaretimize geldiğinde o günü hatırlattım;
-7'inci telefondan sonra kaçtınız. Var mısınız yeni bir anket yapmaya...
4 dönem üst üste seçilerek rekor kıran Gökçek, dün İzmir'den davet geldiğini söylüyordu.

1 yorum:

  1. Reklam rehber olarak siteniz çok ilginç ve dikkat çekici bulduk böyle bir blog oluşturduğunuz için sizlere teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil