
ANKARA SANATI
Can Bonomo'yu izlediniz mi bilmiyorum.
Bugünlerde internette izlenme rekorları kırıyor.
Eurovision'da söyleyeceği "Love Me Back" adlı şarkısından bahsetmiyorum.
Birileri üşenmemiş yeni bir şarkı monte etmiş.
Ankaralı Namık'ın şarkısı;
"Ankara'ya kurdum Pazar"
Oldukça da profesyonel.
Montaj yüzde yüz uyumlu.
İzlerken insan gülüyor.
Ama Ankara adına dramatik.
xxx
Son birkaç gündür Başkent için geliştirilen projeleri tartışıyoruz.
*Güvenpark'a devasa dönme dolap...
*Minimum 50 hatta 100 saat kulesi...
*Saat kulelerinde saat başı dans eden seymenler
*Hacıbayram'ın yanındakiler saat başı ilahi, ezan vakti ezan okuyacak...
*Kuleler ‘tarihi nitelikte' olacak.
Örnekleri daha çok aslında...
Okuyunca nedense insanın aklına Bonomo'ya montajlanan "Ankara'ya Kurdum Pazar' şarkısı geliyor;
"Domates üç yaşındayken biber kaç yaşında olur..."
xxx
Başkent'te sanat galeri bir bir kapanıyor.
Sanat aşığı, özverili birkaç özel galeri direniyor ama sanata öncülük eden, sanatçıları koruyup kollayan bankalar ellerini bu işten çekmeye başladı.
Meşrutiyet'teki İş Sanat Galerisi yıllar önce kapısına kilit vurdu;
Artık orası ‘Meşhur Peynirci...'
Halk Bankası galerileri yok.
Atatürk Bulvarı'ndaki Şekerbank Sanat Galerisi'nin yerinde yeller esiyor.
Merkez Bankası bile Cinnah'taki galerisini kapattıktan sonra...
xxx
Ankara'ya yıllardır uluslararası çapta bir sanatçı gelmemiş.
Elton John gibi isimleri de sadece yüksek bilet ücretini ödeyebilen belli bir kesim izlemiş.
Yerel yönetimlerin öncülük yaptığı açık hava konserleri ise arabesk kalitesini geçememiş.
Üniversitelerin bahar şenlikleri, ‘hadi eller havaya' moduna dönüştürülmüş.
Klasikleşen Caz Festivali, Film Festivalinin seyirci sayısı giderek düşmüş;
Organizatörler yenilerini düzenleyebilmek için her geçen yıl daha fazla zorlanmaya başlamış...
xxx
Bırakın yeni heykeller dikmeyi;
Başkent'le özdeşleşen Su Perileri gibileri yıllarca depolara atılmış;
Biraz kamuoyu baskısı olunca merkezi bir bölge yerine gözden uzak bir yere dikilmiş;
Yerlerinden sökmeye güç yetmeyen Hitit Güneşi gibileri tartışma konusu yapılıp aşağılanmış;
Tiftik keçileri kaldırılıp yerine çaydanlık heykeli konmuş.
xxx
Artık şairlerin buluşup dizelerini okuduğu, yeni şiir kitaplarının konuşulduğu şiir günleri beklemiyoruz.
Artık şarkı deyince insanların aklına CSO konserleri, Hikmet Şimşek, Suna Kan'ın gelmesini düşünmüyoruz
Ama içine müstehcenlik çağrıştıran üç beş bozuk cümle yerleştirilmiş şarkılarla anılmanın da birilerine ağır gelmesinin zamanı çoktan geldi de geçiyor.
Bunun için galiba ‘zihni sinirlikleri' bırakıp tarihe geçecek projeleri düşünmek gerekiyor.
Başkent'e yaraşır, çağdaş...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder