6 Ekim 2010 Çarşamba

HABERTÜRK YAZILARI/ ANİ’DEN ROMA’YA..

Ani…
Bin yıl öncenin “asla zapt edilemez” denilen kenti…
Yüzyıllarca bütün imparatorlarının hayalini süsleyen ticaret merkezi.
Şimdiki adıyla ‘harabe…’
xxxx
Hafta sonu MHP Lideri Devlet Bahçeli ile Ani’de idik…
Hızlı bir gezi oldu.
Siyasi polemikler, ayetler üzerinden atışmalarla birkaç bir gün basına malzeme oldu, yine unutuldu…
Galiba yine kaderine terk edildi…
Bin kadar MHP’li, 900 yıl önceki ruh haliyle, mehter marşı eşliğinde yürüyüşe geçtiğinde…
Büyük katedralden haçı indirip Fethiye Camii’ne çeviren Alpaslan’ın ruh haliyle Cuma namazına başladığında benim gözüm çevredeki yapılardaydı.
Daha doğrusu harabelerde…
Bir zamanlar hem Müslüman hem de Hıristiyanların rahat yaşadıkları, zenginlik timsali Ani can çekişiyor gibiydi.
Unutulmuşluk, ilgisizlik 15’inci yüzyıldaki büyük depremden daha fazla vurmuştu.
En acısı ise, artık hemen her ören yerinde görmeye alıştığımız vandalizmin en ağır örnekleriydi.
Tosun’un biri, ayakta durmaya çalışan Fethiye Camisi’nin en tepesine çıkmış, kalıntının belki de en değerli taşının üzerine adını yazmış.
Hem de yağlıboya ile…
5’inci yüzyılda, kavimler göçü sırasında Roma İmparatorluğu'nun değişik eyaletlerini yağmalamalarıyla tanınan Vandalların ruh halini anlamak belki mümkün…
Ama hangi ruh hali acaba, insanın kendi hayatını da tehlikeye atıp; yüzlerce savaşa, bütün dinlere ev sahipliği yapıp binlerce yıl ayakta kalan tarihi bir kalıntıya ‘imza’ atmaya zorluyor…
Tarihiyle övünmeyi seven bir ulusun evlatları neden tarihi kalıntılardan nefret ediyor?
Ne kadar empati yaparsanız yapan o ruh halini anlamak mümkün olmuyor…
xxx
Ani’yi dolaşırken insan düşünmeden edemiyor?
Nasıl oluyor da evrensel değerlere sahip böyle bir yer açık hava müzesine dönüştürülemiyor?
Hadi orası çok uzak…
Hadi orası stratejik bölge…
Ya Başkent’in göbeğinde üzerinde yıllardır genelev bulunan Roma amfi tiyatrosu;
Ya da her gün önünden geçmemize rağmen farkına bile varmadığımız Roma hamamlarına ne diyeceğiz…
Yoksa Vandallık ruhumuzda mı var?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder