5 Haziran 2010 Cumartesi

HABERTÜRK YAZILARI -ANKARA'NIN ÇINARLARI

ANKARA'NIN ÇINARLARI


Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni/
Tepemde bir çınar olursa...
Nazım, Barviha Sanatoryumu'nda bu dizeleri yazdığında tarihler 27 Nisan 1953'ü gösteriyordu.
10 yıl sonra da 3 Haziran 1963 yaşama gözlerini yumdu...
Ölümünün üzerinden 47 yıl geçmiş.
Hafta içinde, Moskova'daki ünlü Novodeviçye Mezarlığındaki, kabri başında anıldı.
Çınar ağacının altında "rüzgâra karşı yürüyen adam"a şiirler okundu.
xxx
İyi ki Nazım'ın vasiyeti yerine getirilmedi.
İyi ki 47 yıl içinde Anadolu'da bir çınar bulunamadı.
İyi ki ''Ankara'ya gömün beni" diye yazmadı.
Ne garip tecelli ki ekranda "bir orman gibi" Novodeviçye Mezarlığı görüntüleri yayınlanırken Ankara'da çınarlar kesiliyordu.
xxx
Çınar, hep iz bırakanlar için dikilir
Görkemlidir.
Yıllara meydan okur.
Ama Ankara'da olursa kesilir...
Kızılay, Bakanlıklar, Atatürk Bulvarı bir gecede çırıl çıplak kalmıştı.
Bu hafta içinde de İnönü Bulvarı'ndaki çınarlar gitti.
Nedense hava kirliliğine dayanıklı çınarlar, Başkent'te kuruyordu.
Galiba sadece Kumrular Sokak'ta kaldı...
Hani, Güvenpark'tan Necatibey'e kadar giden, üzerinde Çankaya Kaymakamlığı, Namık Kemal İlköğretim Okulu, Adnan Öküten Halk Kütüphanesi, Saraçoğlu Mahallesi gibi özgün mimarisiyle sizlere küçük bir yakın tarih yolculuğu yaptıran sokak...
Trafiği rahatlatmak adına, dolmuş güzergahı olmasıyla artık kumru yerine korna seslerinin duyulduğu sokak.
O sokakta da bir sabah asırlık çınarları görmezseniz şaşırmayın.
XXXX
Ne demişti Nazım bir başka şiirinde...
Çınarı yıkmak için
baltayı köküne vururlar.
Onlar köküdür memleketin,
dallara yürüyen su
bu kökte saklıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder