11 Temmuz 2012 Çarşamba
HABERTÜRK YAZILARI/ KAYBEDENLER KENTİ
Ankara Kulübü yöneticileri konuğumuzdu dün...
Seymenleriyle birlikte.
Başkan Metin Özaslan, "Ankara kaybedenler kenti" deyince hepimiz itiraz ettik.
Ama hak vermemek de elde değil doğrusu...
***
"Ankara Kulübü" Başkent'in en eski derneği...
Tarihi, Anadolu işgal altındayken seymenlerin Dikmen sırtlarında Mustafa Kemal'i karşıladığı 27 Aralık 1919'a kadar dayanıyor.
O seymenler Atatürk'ün isteği ile henüz 'Dernekler Yasası' yokken Ankara Kulübü'nü kuruyor.
O günden bugüne siyaset üstü bir şekilde ‘Ankara Kültürü'nü yaşatmaya çalışıyor.
Sorun da burada zaten;
‘Ankara Kültürü...'
***
Ziyaret sırasında en geç seymen de vardı; en yaşlısı da...
Kulübün Onursal Başkanı Dr. Bülent Kalıpçı da...
Ankara'yı konuşurken ortak şikayet ‘Ankara Kültürü'ne odaklandı.
En çok da ‘Ankaralı Namık'a...
Zaten Başkan Metin Özaslan, Ankara için ‘Kaybedenler kenti' derken hareket noktası da buydu;
"Ankara sürekli kaybediyor. Sanayisini, işadamını, sanatçısını, türkülerini, Ankara havalarını... Ankaralı Turgut, Ankaralı Namık hepsinin önüne geçti..."
Sohbet biraz daha ilerleyince anladık ki Ankara Kulübü de kaybediyor.
Başkan Özarslan, 1920'li yıllarda Ankara Kulübü'nün kurucuları tarafından Ankara Valiliği'ne bağışlandığı söylenen arsa üzerinde yapılan ve yıllardır sahiplendikleri, koruyup kolladıkları Abidinpaşa Köşkü'nü kaybediyor.
***
Abidinpaşa Köşkü, Ankara'nın ayakta kalan en eski yapılarından biri.
Aslında ‘Vali Konağı' olarak yaptırılmış.
Abidinpaşa Semtine de adını veren, bugün Ankara'nın temellerini atan Abidin Paşa Vali olarak atanınca, köşkü için Mamak'ı seçmiş.
Kurtuluş savaşı döneminde, 'Sınıf-ı Muhtelife Zabit Namzetleri Talimgâhı' olarak kullanılmış.
Yani Harp Okulu.
Köşk yıllarca harabe haldeydi.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından koruma kapsamına alındı.
Restore edildi.
Şimdi nasıldır bilemiyorum, uğramayalı yıllar oldu.
Bir kent müzesi şeklinde düzenlenmişti.
Ankara'nın kültüründe, tarihinde ne varsa sergileniyordu.
Abidinpaşa Köşkü Ankara Kulübü'nün Genel Merkezi olmasının yanı sıra aynı zamanda Çankaya Belediyesi'nin "Kültür ve Sanat Evi" olarak kullanılıyordu.
Bugünlerde Çankaya Belediyesi, Kulübü tarihi Köşk'ten çıkarmak için uğraşıyormuş.
Mahkemelik bile olmuşlar.
Açılan davaları da Belediye kazanmış.
Bölgeye ilişkin hizmet birimlerini o binaya toplayacakmış.
Tarihi Köşk'ü ‘kent müzesi' olmaktan çıkarıp zabıtayı mı yerleştirecekler, tapu birimlerini mi?
Herhalde ‘Toplumcu Belediyecilik Anlayışı' içinde haklı gerekçeleri vardır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder