OLGA TEYZE
Duyunca "Nasıl bu hale geldik" diye soramadan duramıyor insan...
Kumrular'da bomba patlayalı daha birkaç saat olmuş...
Ambulansların seferleri yeni bitmiş.
Daha kaç kişinin öldüğü, yaralandığı bile belli değil;
Herkes telefonlara sarılmış yakınını arıyor.
Polis caddeyi kapatmış;
Kimseyi sokmamaya çalışıyor.
Hem ikinci bomba ihtimali var, hem deliller toplanacak.
Görevlilerdeki panik havası da televizyonlardaki canlı yayın heyecanı da sürüyor.
Hemen yan tarafta ise şaşkın, meraklı bir kalabalık.
Hele birileri;
İnanmak mümkün değil, oturmuş dönerciye, karnını doyuruyor.
Gözü olay yerinde.
Sanki televizyonda film izliyor.
O kadar duyarsız...
xxx
Her terör saldırısından sonra birileri çıkar; basını suçlar.
Neden bu kadar abartıyorlar;
Manşetten duyurulması teröre hizmettir;
Panik, korku havası yaratılmasın...
Demeçler birbirini izler.
Klasik kınama mesajlarından sonra biz de nasibimizi alırız.
xxx
Peki ya bu duyarsızlık...
Ertesi gün unutmak;
Hiç olmamış gibi davranmak;
Tepkisiz kalmak, kanıksamak ölümleri.
Hiçbir şey olmamış gibi o binanın önünden geçmek,
xxx
Önceki gün bir ölüm ilanına takıldı gözüm;
‘Olga Arslangül'ün acı kaybını duyuruyordu yakınları...
İsimler dikkat çekiciydi.
Biraz araştırınca Ankara'nın en eski Ermenisi olduğu çıktı ortaya...
1915'ten 3 yıl sonra doğmuştu.
Yaşanmış onca acıya rağmen terk etmemişti doğup büyüdüğü yerleri.
Kurtuluş savaşını yaşamış, Cumhuriyetin okullarında okumuş, Atatürk'le bile tanışmış.
93 yıl boyunca Keçiörenli olmuştu.
Ulus'taki Azize Terasa Kilisesi'ndeki cenaze töreninde komşuları da vardı.
Irk, din farkı gözetmeden...
xxx
Keçiörenli komşuları nasıl tanıyordu bilmem;
Çocuklar, ‘Olga teyze' diye mi sesleniyordu.
Acaba ‘öteki' gözüyle mi bakıyorlardı.
Gerçi cenaze törenine bakılırsa ‘öteki' görmedikleri;
Kilise'den de korkmadıkları belli.
xxx
Keçiörenli Olga'nın ‘öteki' olmadığı belli ama Kumrular'a o bombalı aracı bırakanın ‘öteki'den öte ‘düşman' gözüyle baktığı kesin.
Bombayı bırakırken çoluk, çocuk, genç yaşlı kimi öldüreceğini bile düşünmediğine göre ‘düşman' sözcüğü de yetersiz kalıyor aslında.
O yol kenarında umursamadan ‘döner' yedirten duyarsızlık da körüklüyor düşmanlığı...
25 Eylül 2011 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder