7 Eylül 2011 Çarşamba

HABERTÜRK YAZILARI- EYLÜL

EYLÜL

Nedense Eylül gelince başlar yeni yıl benim için...
Belki okulların başlamasından;
Belki yıllarca Meclis'in açılışının 1 Eylül'de yapılmasından.
Belki de Alpay'ın o meşhur şarkısının ruhumuzla bıraktığı travmadan;
"Eylül'de gel..."

xxx

Doğrusu yaz aylarında hiç çekilmiyor Ankara.
Meclis tatil, milletvekilleri seçim bölgelerinde;
Siyaset yok.
Cumhurbaşkanı ‘Yaz dönemi çalışmaları için Huber Köşkü'nde"...
Başbakan zaten hemen her hafta sonu İstanbul'da...
Bakanlar Anadolu'da.
Telefonda ‘toplantıda' dense de bürokratlar çoktan Ankara dışında.
Devlet memurları yıllık izinde...
Devlet tiyatroları turnede, CSO kapalı.
Konser zaten yok.
Sanat yok, siyaset yok, bürokrasi yok, trafik yok.
En kötüsü çocuk yok,
Okulların tatil olmasıyla birçoğu dedelerin yanında yazlıkta...
Sokaklarda, parklarda cıvıltı yok.

xxx

Hele bayramda.
9 güne çıkınca tatil sanki ‘paydos' zili çalan fabrika gibi boşalmıştı.
Tam bir hayalet kent görünümündeydi Ankara.
Caddeler, parklar, alışveriş merkezleri öksüz kalmış gibi mahzun;
Belki üç beş kuruş kazanırız diye dükkanını açan esnaf mutsuz...
Ne gelen var ne giden.
Sanki ‘kışlık' başkent...

xxx

Eylül öyle mi?
Bu yıl Bayram tatili nedeniyle biraz gecikti ama...
Her Eylül'de yeniden canlanır Ankara.
Sanki bahar gibi.
Perde açma vakti yaklaşır, tiyatrolarda provalar hızlanır.
Meclis'te hareketlilik başlar;
Her gün bir basın toplantısı, karşılıklı polemikle yavaş yavaş kızışır siyaset.
Yargı yılı açılışıyla birlikte adliye koridorları kalabalıklaşır.
Kızılay çevresindeki simitçiler bir başka başlar güne.
Devlet memurları dönmüş, sabah işe; akşam eve yetişme telaşındadır.
Öğleyin daha kalabalıktır lokantalar.
Konur'da tur atan üniversite öğrencileri sıklaşır;
Kafelerin bahçeleri dolar, raflardaki kitaplara dokunanların sayısı artar.
Palamutlar Sakarya'daki balıkçı tezgahlarına düşmeye başlar.
Meyhaneler canlanır...

xxx

Eylül en güzel ayıdır Ankara'nın
Yaz ile sonbaharın buluşma ayı;
Gündüzleri yazdan kalma sıcaklık, akşamları olağanüstü bir serinlik;
Alpay'ın şarkısındaki gibi tatilin ayırdığı sevgililerin;
Kendisini öğrenmeye adayan gençliğin üniversite koridorlarıyla buluşma ayı.

xxx

Üniversitelerin açılmasıyla birlikte göç almaya başlıyor Ankara.
Yandaki sütunlarda röportajını yayınladığımız gazeteci-yazar arkadaşım Adnan Gerger'in de değindiği gibi, diğer şehirlerin aksine Ankara'ya yaşamaya gelenlerin gücü bu kenti değiştirmeye yetmiyor.
Eninde sonunda onlar da Ankaralı oluyor.
Tıpkı 25 yıl önce bizim de Başkent'e adım attığımız gibi.
Yeter ki yöneticiler bu kentin genleriyle, kültürüyle oynamasınlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder