KONUT'TAKİ ÇİÇEK
Bir tarafı Çankaya Köşkü,
Bir tarafı Başbakanlık ve Dışişleri Konutu.
Hemen yanında Japonya Büyükelçiliği Rezidansı
Protokol yolunun hemen başında...
Burası, protokolde ‘1 Numara'nın, yani Meclis Başkanının Konutu...
Ama sanki gözden düşmüş gibi...
xxx
Çankaya'nın en kritik noktasındaki bu bina da 12 Eylül ürünü...
Yıllarca Yunanistan'ın Ankara Büyükelçisinin rezidansı olarak kullanılmış.
12 Eylül'den sonra ‘demokrasiye geçilirken' 5 general "Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın, Dışişleri Bakanı'nın konutu var, Meclis Başkanı'nın niye yok" diye düşünmüş.
Aslında düşündükleri, 12 Eylül döneminin Başbakanı Bülend Ulusu....
Plan, o dönem iktidara gelmesine kesin gözüyle bakılan Turgut Sunalp'in partisi MDP listelerinden ‘bağıımsız' aday olan Ulusu'nun ‘demokrasiye geçilince' Meclis Başkanı olması.
Paşalar ne de olsa vefalı...
Tabii kendisine yakışır bir konut da lazım.
En uygun adres de, Protokol Yolunun başı...
Ama o adreste Yunanistan Büyükelçisi oturuyor.
Ne de olsa NATO'ya girişine izin verilmiş.
Milli Güvenlik Konseyi kararıyla konut satın alınmış.
Ancak, paşalar, siyasetçilerin sık dile getirdikleri, "Sandığa güvenilmez" ilkesini pek çok şey gibi göz ardı edince hesap tutmamış.
Sürpriz şekilde Özal iktidara gelince ANAP'ın Meclis Başkanlığına seçtiği Necmettin Karaduman konutun ilk ‘sakini' olmuş...
xxx
Meclis Başkanlığı konutu o tarihten buyana kritik siyasi kararların yanı sıra gülümseten olaylara da tanıklık etti.
Eski Başkan Mustafa Kalemli'nin kızının kına gecesi de burada yapıldı;
Hüsamettin Cindoruk'la Mesut Yılmaz'ın ‘Çankaya' pazarlığı da...
Yıldırım Akbulut'un torununun yaş günü partisine de, Ömer İzgi'nin tavuklarına da ev sahipliği yaptı.
Kimi zaman ‘mangal partisi'nde anayasa; kimi zaman tezkere pazarlığına tanık oldu.
Kimi Meclis Başkan gerçekten ‘konut' olarak kullandı, kimi Başkan da gözlerden uzak çalışma mekanı olarak gördü.
xxx
Yeni Başkan Cemil Çiçek'in evinden ‘konut'a taşınmaya niyeti yok.
Meclis Başkanlığı konutu uzun zamandır boş duruyor.
Boş olunca belli ki Meclis de burayı boşlamış.
Murat Bardakçı'nın ortaya çıkardığı ‘Yalova Baskını' gibi Başkan Çiçek geçenlerde Konut'a da baskın düzenlemiş.
Bahçe bakımsız, çiçekler kurumuş, etraf dağınık...
Kimseye haber vermeden gidince belli ki ‘makyaj' yapılamamış.
xxx
Meclis personeline duyurulur.
Başkan Çiçek'in, "görevi savsaklayan, kaytaran, suiistimal eden" personele pek hoşgörüsü yok.
Yalova'da epey personelin yeri değişti.
Burada da faturayı Ziraat Mühendisi ödedi.
xxx
Doğrusu Başkanlık Konutu, ev olarak yaşamak için pek uygun değil.
Yatak odası ile toplantı odası neredeyse iç içe.
Ama gözden ırak, kritik kararları almak için ideal bir mekan...
Kim bilir daha nelere tanıklık edecek.
14 Eylül 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder