KABAK TADI
Son günlerde ‘iklim' şartları Ankara'yı adeta bir cehenneme çevirdi.
Trafik kilitlendi, yollar kayak pistine döndü;
Kiminin ayağı, kiminin arabası, kiminin hayatı kaydı.
Epey can yandı...
xxx
Sıkıntının faturası ‘kabak' ve ‘tuz'a kesildi.
"Kabak lastikle yola çıkan şoförler" suçlu ilan edildi.
Şikayet edenlere "Yollar tuzlu. Tat istersen' diye kızıldı.
Hal böyle olunca ‘iklim, tuz ve kabak' Ankara'nın gündemine bomba gibi düştü(!)
xxx
‘İklim'le bir derdim yok.
Zaten atalarımız yıllar önce hükmünü vermiş;
"Mart kapıdan baktırır" diye...
Kaçış yok, kış kışlığını yapacak.
Tuza gelirsek...
Bilim adamları sürekli uyarıyor:
"Üç zararlı beyazdan uzak durun!"
Tansiyon yapar, baş döndürür...
Asıl üzüldüğüm ‘kabak'...
Hep haksızlık yapılır
Tadına da kendisine de...
Nedense ‘kabak' hep onun başına patlar.
xxx
Zevkler tartışılmaz ama aslında sofraların vazgeçilmezidir...
Yemeği de tatlısı da...
Kızartması, dolması yoğurtsuz olmaz.
Mücver kişiye göre değişir.
Ama ya tatlısı...
İster kirece yatırılsın, ister haşlanıp fırına atılsın ille de ceviz ister.
İyisini buldunuz mu, doğramadan, hiç şeker katmadan doğru odun fırınına...
Hele Şef Ali'nin elinden çıkmışsa...
Namının aksine bıktırmaz, usandırmaz;
Tam da kabak tadı verir.
Pişman olmazsınız.
O sözü söyleyenlerin aklından şüphe edersiniz.
xxx
Kabağın hakkını yemeyelim ama Ankara'da yaşananlar gerçekten kabak tadı vermeye başladı.
Ne zaman yağmur yağsa göle dönüşen yollar, su dolan alt geçitler...
Her karda felç olan bir hayat.
Suçlu kabak lastikler.
Trafik kilitlense suç, ‘dava açıp iş yaptırmayanların...'
Hava kirliliği deseniz, ‘basın abartıyor...'
Sular kesilse, ‘boşa harcıyorlar, tasarruf bilmiyorlar..."
Metroyu ağzımıza bile almıyoruz artık...
Gerçekten de tadı kötü, tuz koktu.
12 Mart 2011 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder