KÜLTÜR BAŞKENTİ
"Opera şehre iniyor"
Sloganı ilk duyduğumda irkildim doğrusu...
Opera bir kent sanatı değil midir zaten...
Niye şehre insin ki?
Hadi, Doğu ve Güneydoğu; hatta birçok batı illeri kastedilse tamam;
Ama söz konusu olan İstanbul...
Üstelik "İstanbul 2010 Kültür Başkenti" projesinin bir etkinliği...
xxx
Bugünlerde Türkiye'nin iki büyük kenti iki büyük festivale ev sahipliği yapıyor.
İstanbul'daki, "1. Uluslararası İstanbul Opera Festivali"...
Ankara'daki ise "Büyük Ankara Festivali"...
İki kent yarış içinde sanki...
İstanbul'da 3 hafta boyunca 18 temsil gerçekleştirilecek.
Aralarında 2. Mehmet, Zaide ve Saraydan Kız Kaçırma gibi özellikle Türk tarihini, kültürünü ve yaşantısını konu edinen operalar da var; dünyanın en önemli ve prestijli sanat kurumlarının sahneleyeceği eserler de...
Ankara Devlet Opera ve Balesi de İstanbul'da...
xxx
Başkent'te ise Belediyenin düzenlediği festival 9 gün sürecek...
Açılış ‘muhteşem' bir İbrahim Tatlıses konseri ile başladı...
"Eğlenceden, Etkinliklere, Ucuz ve Hesaplı Alışverişten, Sürpriz Gösterilere Kadar Her Şey" var...
Çocuklar da unutulmadı tabii ki...
Ve her akşam bir konser...
xxx
Her ne kadar "Opera şehre iniyor" sloganı ilk anda çelişkili gelse de opera İstanbul'a yakışıyor doğrusu...
Türk opera tarihi de İstanbul'a, Saray'a dayanıyor.
İstanbul'da halka açık ilk opera 18 Kasım 1841'de sergilenmiş.
Belki bu festival sayesinde opera gerçekten ‘şehre iner'; aradan çok uzun yıllar geçtikten sonra şimdi, şehirde yaşadığının farkında olmayan binlerce insan da operayı keşfeder.
xxx
Ankara'da ise operanın tarihi Cumhuriyet tarihi ile birlikte başlıyor...
Bu ülkenin temellerini atan kadro, opera ve tiyatroyu, toplumu çağdaş uygarlık seviyesine çıkarmak için yaptığı kültür devriminin birbirini besleyen dört temel dayanağından birisi olarak görmüş;
Halkevleri, Köy Enstitüleri, Ankara Radyosu ve Devlet Tiyatroları...
1930'da Ankara'da bir opera derneği kurulmuş, 1934'te Traviata temsil edilmiş.
Yine 1934'te Atatürk'ün davetiyle Türkiye'ye gelen İran Şahı Rıza Pehlevi için Adnan Saygun, Özsoy operasını bestelemiş.
Yani ilk Türk operasını...
Cumhuriyetin taa ilk günlerinde 1924'de kurulan Musiki Muallim Mektebi 1936'da konservatuara dönüştürülmüş.
Ünlü Alman mimar Bonatz tarafından, tiyatro ve opera binasına dönüştürülen Büyük Tiyatro, 2 Nisan 1948 Cuma gecesi törenle hizmete girerken "Türk Beşlileri"nin eserleri çalınmış; Adnan Saygun'un ‘Kerem' operası da ilk kez o gün seslendirilmiş.
xxx
Büyük Tiyatro o günden buyana hizmette...
Devlet Opera ve Balesi'nin temsillerinde çoğu zaman yer bulmak mümkün değil.
Ama İstanbul'da opera festivali,
Ankara'da ise ‘büyük festival'
Türkiye'nin ‘Kültür Başkenti' neresi?
7 Temmuz 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder