TABELA KİRLİLİĞİ
Malum, devir ‘Cilalı Taş Devri'
Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin ‘görüntü' hala önemli.
Önemli olan içerik ya da kalite değil;
Nasıl göründüğü, nasıl algılandığı...
İnsanlık asırlar sonra yeniden ‘cila' dönemine geri döndü;
‘Cilalı Taş Devri" gibi ‘İmaj Çağı'
xxx
Herkes ‘satış' için imajını düzeltmeye çalışıyor.
Ortalık imaj' kirliliğine dönüştü.
Örnek mi?
Çıkın dışarıda etrafınıza alıcı gözle bakın.
Her yer tabela...
xxx
Tabela kirliliği sadece Ankara'nın değil, bütün kentlerin sorunu.
Bütün işyerleri sanki daha büyük tabela asarlarsa daha çok iş yapabileceklermiş gibi bir mantık içinde.
"Büyük, en büyük" derken sonuç cadde, bulvar ve sokaklardaki binalar neredeyse tabelalarla donatılmış durumda.
Aslında kimsenin tabelaya bakarak karar verdiği de yok.
Sadece yer tarifi için kullanılıyor.
Adresle bir yeri bulma alışkanlığı neredeyse kalmadı.
xxx
Dün yine Büyükşehir Belediyesi'nden açıklama geldi:
"Tabela vergisinin ilk taksit ödemeleri 30 Nisan Cuma günü sona eriyor."
Aslında ‘tabela vergisi' diye bir kavram da yok
İlan ve reklam vergisinin adı da değişmiş durumda.
Uçan kuştan vergi alma mantığı da olunca belediyeler de tabela kirliliğini önlemek yerine vergi almayı tercih ediyor.
Tabela ne kadar büyükse o kadar çok vergi.
Esnafın diğer vergiler gibi tabela vergisini de zamanında ödeme alışkanlığı var mı bilmem.
Ama Belediye'nin uyarısı sert.
"Ankara genelinde tabela kontrol denetimlerinin artırılarak cadde, bulvar ve meydanlar üzerinde iş yeri olup ta belediyemize müracaat etmemiş esnaf kalmayacaktır..."
xxx
Tabela vergisi sadece tabelalarla sınırlı değil.
Tabelaların yanı sıra cam üzerlerine yapılan yazı, çizgi, resim gibi çıkartma ve giydirmelerin de Belediye Gelirleri Yasası'na göre vergisi ödenmek zorunda.
Araçların üzerindeki reklamlar da vergiye dahil.
Eee, tabelasını asan vergisini öder...
Büyük tabelanın vergisi de büyük olur.
xxx
Bu arada Büyüşehir Belediyesi'nde ‘para' toplayan Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Gelir Şube Müdürlüğü'nün yanı sıra başka daireler de var.
"Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı gibi..."
Görevi de Belediyenin internet sayfasında şöyle tanımlanıyor:
"Kent içerisinde görüntü kirliliği oluşturan unsurların temizlenmesi bakım ve onarımının yapılması veya ilgili Kurum ve Kuruluşlarla yasa ve yönetmelikler çerçevesinde işbirliği yapılarak görsel kent estetiği oluşturmak..."
Bilmem tabelaların yarattığı görüntü bu dairenin görev alınına giriyor mu?
xxxx
Bu arada farkında mısınız? Başkent'in hala bir amblemi yok.
Eski amblem uzun yıllar süren yargı süreci sonucunda iptal edildi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de yerel seçimlerin hemen ardından, "15 Haziran'a kadar ünlü sanatçılara yeni amblem hazırlatarak belediye meclisine sunacağını" açıklamıştı.
Eğer Sayın Gökçek, bu açıklamayı yaptığında 2009 Haziran'ını değil, bu yılın Haziran ayını kastettiyse henüz zamanı var demektir.
Ankara kamuoyu gibi biz de merakla bekliyoruz.
13 Nisan 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder