MAHUR BESTE
Ece Ayhan...
‘Karşı tarih'in yazarı...
Unutulanların, unutturulmak istenenlerin şiire dökülmüş hali...
"Atlasları getirin! Tarih atlaslarını!
En geniş zamanlı bir şiir yazacağız"
xxx
Dün yine bir cenaze vardı Kocatepe avlusunda
Askerler taşıdı kara tabutu...
Komutanlar selamladı top arabasını...
Ölenin arkasından konuşmak töremizde yoktur.
Zaten kendisi de unutmuştu yaşadıklarını, yaşattıklarını.
Belki de unutturmak istemişti.
Uzun yıllardır Alzheimer hastasıydı.
"İnzivai bir hayat sürüyordu..."
Çoğu kişi yaşadığının yaşadığının bile farkında değildi.
xxx
Kaderin cilvesi...
Yediği yemek nefes borusuna kaçmış, solunum yetmezliği sonu olmuştu.
16 gün sonra 38'inci ölüm yıldönümünde anılacak olan ‘Üç Fidan'ın ölüm raporundaki gibi;
‘Boğulma'
Tıpkı, 12 Eylül'den sonra yaşı büyütülerek darağacına çıkarılan Erdal'ın raporundaki gibi;
‘Havasızlık'
xxx
6 Mayıs'ta buluşmanın adresi yine Karşıyaka olacak.
Şiirler okunacak, sloganlar atılacak.
Hiç yüzünü bile görmeyenler kitaplardan, anlatılanlardan tanıdıkları fidanları anacak.
Cebeci sırtlarında ise sessizlik, ağır bir hüzün...
xxxx
6 Mayıs'ta yine, "O Mahur Beste" çalacak...
O kahır günleri aklımıza gelecek;
Deniz'lere ağlayacağız...
Tıpkı Attila İlhan'ın radyodan ‘ağır' haberi duyduktan sonra İzmir Karşıkaya'dan bindiği vapurda, bulanık Deniz'e, simsiyah gökyüzüne bakıp kirpiklerine bulaşan gözyaşlarıyla kaleme aldığı dizelerdeki gibi;
"O Mahur Beste Çalar Müjgan'la Ben Ağlaşırız
Bir Yangın Ormanından Püskürmüş Genç Fidanlardı
Güneşten Işık Yontarlardı Sert Adamlardı
Hoyrattı Gülüşleri Aydınlığı Çalkalardı
Gittiler Akşam Olmadan Ortalık Karardı"
"Simsiyah Bir Teselli" olmadı kalanlara....
xxx
Can Yücel'i anacağız...
O uzun koşunun en güzel yüz metresini koşanlarla birlikte...
"Aşk olsun sana çocuk. AŞK olsun" şarkısı eşliğinde...
Devletsiz, duasız gidenleri...
xxx
Daha nice nice şiirler yazılacak
Karşı tarihi dizelerine dökecek hiç adını duymadığımız şairler.
Kara vicdanlara karşı, ağzında sigara ile son nefesleri izleyenlere karşı vicdanlarının tarihini yazacaklar.
Tarihtir ki yeniden yeniden yazılacak;
"Perşömen kağıtlar okunduğunda, kıvrıktırlar; şiirin ve
kadavranın içi açılmamıştır, insan insanın hiç...." diyerek...
xxx
Aradan bir 38 yıl geçtikten sonra kimse tanımayacak ‘kara tabut'ta gidenleri...
İki kelimeden oluşan aramalara
Belki google hafızası bile yeterli olmayacak.
Unutulmak istenenleri hatırlatmaya....
xxx
Son söz yine "Aşk örgütlenmektir, bir düşünün abiler" diyerek yıllar önce ölümsüzlüğü hak eden Ece Ayhan'dan...
"Nerede kalmıştık? Tarihe ağarken üç ağır yıldız
sürünerek geçiyor bir hükümet kuşu kanatları yoluk"
20 Nisan 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder