''DAİRESEL YAŞAM''
Etimolojik sözcüklerde ‘konış'tan türediği yazılıyor.
Uygurcaya kadar dayanıyor.
‘Konşı'
Yani karşılıklı konaklamak...
Bugün büyük kentlerde neredeyse tarihe karışan bir kavram;
‘Komşu'
xxx
Yenimahalle'de yeni bir kampanya başlatıldı
''Komşunu Tanı, Komşunla Tatlı Geçin, Komşunu Terk Etme''
Kısaca ‘3 T'
Üç sihirli sözcük...
Adına ‘daire' denilen apartman katlarına terfi edip;
‘Dairesel yaşam'a geçilmesinden buyana unutulan ilişkiler...
Sizi 30 santimlik bir duvarın ayırdığı;
Kimi zaman seslerini duyup duvarları yumrukladığınız ;
Üst katınızda ise çocukların tepindiği;
Alt katınızdaysa ne bulursa tavana vuran kişi.
Bazen başınız sıkıştığında yardıma koşan,
Kimine göre ise başbelaları...
Ama, ‘daire'nizin sadece 30-40 santim uzağında ...
xxx
İnsanların birbirini sevdiği, hoşgörülü davrandığı, nefret etmediği günler de gördü bu ülke.
Renkli televizyonlarla hayatın ‘renklenmediği' siyah beyaz günlerde herkesin birbirine rahatlıtkla misafir olabildiği,
‘Müsaitseniz annemler size gelecek' dönemleri...
Sokakta ‘yaramazlık' yaparken gördüğü çocuğa ‘bana ne' deyip geçmeden, kendi çocuğu gibi uyaran babacanları...
Aralarından sizi ‘evsahibi yapan kötüsü' çıksa da
Ne zaman derdiniz olsa ilk koşan kişiydi komşular.
xxx
Ne zamanki ‘sıcak' kaloriferli dairelerimize kapandık
İlişkiler de soğumaya başladı.
Camlar pimapen, ‘ses geçirmez'
Balkonlar derseniz cam balkon, rüzgarı keser...
Anne baba işte, oğlan dersanede, kız bilgisayarın başında.
I pot da çıktı, artık müzik setinin sesi de yüksek çıkmıyor.
Herkes kendi dairesinde...
Sohbetler MSN'de...
xxxx
Yeniden komşuluk günlerine dönmek için iş imamlara düştü.
Yeminamalle'de 12 merkezi camide vaaz verilmiş, 178 camide hutbe okutulmuş.
''Ey cemaati müslümin, komşunuzu sevin''
Zaten Hz. Muhammed de komşuyu evin dört tarafındaki 40 ev olarak tanımlamış.
Şaka değil...
''Komşu Güvenliği Projesi'' başladıktan sonra Ümitköy, Çayyolu ve civarında hırsızlık suçları azalmaya başlamış.
Çalışmalar sonucu Yenimahalle'de dilencilik azalmış.
xxx
Bir yandan dairesel yaşamımızda kendimizi izole ederken bir yandan eski komşuluk günlerini özlüyoruz.
Ama asonsör kapısında, merdivenlerde karşılaştığımızda bir merhabayı bile esirgiyoruz.
Yüzler asık, başımız öne eğik.
xxx
Artık unutulsa da en güzel platonik aşkların baş rolundeki kişiydi.
Üzerine şiirler yazılırdı.
Bilmem hatırlayan var mıdır hala ‘Fahriye Abla'yı...
"Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla"...
6 Nisan 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder