AYŞE'NİN DNA'SI
1930'ların Diyarbakır'ı...
Cumhuriyet henüz emekleme döneminde...
Eğitim devrimi tam olarak gerçekleşmiş değil.
Ama Cumhuriyet'le yaşıt küçük kız çocuğu nereden duymuşsa duymuş;
"Okuyacağım" demekle kalmıyor, "Biyolog olacağım" diyor.
Üstelik inatçı.
Bırakın kızları okula göndermeyi, evden dışarı çıkmasının bile ‘namus meselesi' yapıldığı yıllar.
Neyse ki Baba ‘aydın' bir memur...
Her başarısından sonra ödüllendirmek istiyor;
-Kızım sana bilezik alayım...
-Hayır baba, beni okula gönder. Ben biyolog olacağım...
xxx
Liseyi de dereceyle bitirince eğitime devam etmek ister;
Öğretmenleri de teşvik eder.
Ama yine çevre baskısı...
"Sen genç bir kızı tek başına nasıl büyük şehre gönderirsin, oralarda tek başına nasıl kalır..."
Baba her şeye göğüs gerip kızını İstanbul'a gönderir;
Fen Fakültesi'ne...
Genç kızın hayalleri gerçek olmuştur.
4 yıl boyunca devlet bursuyla yakılı okur;
Okulunu bitirince de Diyarbakır'a öğretmen olarak döner.
Doğup büyüdüğü topraklarda kendisi gibi çocukların kaderini değiştirmeye...
xxx
Bir gün okula müfettiş gelir;
Fen bilgisi dersini izler.
Sıra dışı bir öğretmen dikkatini çeker.
Ankara'ya dönünce rapor yazar;
Zaten Devlet de bilim adamı yetiştirmek yurtdışına gönderilecek zeki gençler aramaktadır.
Müfettiş O'nu da önerir.
Vali müjdeyi verdiğinde O okuldaki matematik öğretmeni ile evlenmiş, 2 yaşında bir kızı vardır.
Çevre yine karşı çıkar ama ne çare...
Kocası ve kızıyla birlikte doğru ABD'ye...
xxx
Master ve doktorayı bitirdikten sonra yeni bilgilerle döner ülkesine.
Gazi Eğitim'de başlar öğretmenliğe;
Türkiye'yi DNA ile tanıştıran isim olur.
Ankara'da Fen Lisesi ile Deneme Lisesi'nin kuruluşunda görev alır.
xxx
Nermin Karcıoğlu şimdi 89 yaşında.
Yıllar önce emekli olup çocuklarının yanına ABD'ye yerleşti.
Hala faal bir şekilde Türk derneklerinde çalışıyor.
xx
Bugünlerde Ankara, Nermin Karcıoğlu gibi inatçı bir bilim kadınını konuşuyor.
Prof. Dr. Ayşe Dursun.
Nermin Hoca'nın yeğeni.
Temellerini halasının attığı Gazi Üniversitesi'nin yönetimine talip.
Girdiği yarışta, 9 erkek rakibini geride bırakmayı başardı.
Rektörlük için 511 oyla birinci seçildi.
Şimdi atanabilmek için önünde iki basamak kaldı.
Daha önce, 165 üniversiteden sadece 9'unda kadın rektör bulunmasından yakınan YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya herhalde üniversitede en çok oyu alan Ayşe Dursun'a Köşk'e sunacağı listede haksızlık etmez.
Cumhurbaşkanı da atarsa Başkent bir kadın rektöre kavuşur.
Gazi'ye de DNA'sında Gazi'lik bulunan kadın rektör yakışır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder