
HAŞMET
Farkında değildik.
17 Şubat'ı atlamışız.
Meğerse ‘Dünya Kedi Günü'ymüş.
Haşmet de farkına varmadı zaten.
Ne surat astı, ne sitem etti...
xxx
İlk geldiğinde 15-20 günlük falandı.
Oğlum ‘lokum gibi' deyince adı ‘Lokum' kaldı ama kısa sürede büyüdü.
Hani denir ya ‘ismiyle mütenasip'...
Yani komik oluyordu.
Mecburen değiştirdik.
‘Haşmet' koyduk adını.
Ortada adına yaraşır bir şekilde dolaşıyor şimdi.
‘Haşmet' deyince de bakıyor ‘Lokum' deyince de...
Zaten ne dersen de o kendi bildiğini okuyor.
Sokaktan geldiği için de sokağı çok seviyor.
Evde canı sıkılınca kendini dışarıya atıyor.
Saatler sonra dönüyor;
Kimi zaman çamur kimi zaman kan revan...
xxx
17 Şubat'ın da farkına varmadı Haşmet...
Zaten gün boyu ortalıkta olmadığı gibi gece de fırladı gitti zaten.
Dün sabah kapının önünde bekliyordu.
Meteoroloji yine kar uyarısı yapsa da galiba çoktan düştü cemreler Haşmet için.
Zaten ilk Mart'ı...
Onun için daha bir heyecanlı;
Daha bir stresli.
xxx
‘Dünya Kedi Günü' deyince duyar gibiyim itirazları;
"Başka derdimiz kalmamıştı zaten. Her şeyimiz tamam da, bir Kedi Günü eksikti, o da oldu..."
Olsun...
Zaten ‘Kaynanalar Günü'müz bile var...
Var mı itirazı olan ...
xxx
‘Kedi Günü' var da henüz üzerinde bütün dünya uzlaşma sağlayamamış.
Dünyada ilk kez İtalya'da kutlanmış 17 Şubat'ta...
ABD'de 29 Ekim, Rusya'da ise 1 Mart'ta
Bizimkiler İtalya ve Polonya gibi 17 Şubat'ta karar kılmış.
xxx
Bizim evin hayvansal tarihi Mary ile başlıyor.
Daha bir haftalık iken sokakta gören bir ‘kedisever', bizim de kedi seveceğimizi düşünüp bize getirmişti.
Karısı istemiyordu çünkü.
Uzun süre ev sahipliği yaptık ama galiba bizden memnun kalmadı;
Başka bir komşumuzu seçti;
O da biz de tercihine saygı duyup genel kanıya uyduk;
-Dedikleri gibi galiba kediler nankör oluyor.
Arada köpeğe geçiş yaptık.
Hektor'du adı.
Olağanüstü güzel bir Golden Retriever;
Hareketli, uysal, iyi huylu, duygulu ve sevimli, sabırlı...
Daha nasıl öveyim.
Sayesinde aylarca gece gündüz, kar yağmur, sıcak, soğuk demeden yürüyüş yaptım.
Evden zorunlu ayrılışı yıkım oldu.
Yerini bir başka köpek dolduramazdı.
Artık yeter, olmuyor, biz hayvana bakamıyoruz derken...
Bu kez ‘Boris'
Muhteşem bir siyam yavrusu...
Eve gelir gelmez kendisini Moskova'dan alınma kalpağın içine atınca aldı adını.
Barış ile uyumlu olunca öyle kaldı...
‘Ben asil bir hayvanım' tavrı her halinden belli oluyordu.
Uzun süre yaşadı bizimde.
Sonra bir gün kayboldu ortadan ansızın.
İpucu bulamadık, ‘çalındı' teşhisi koyduk mecburen...
Kesindi artık, biz evde hayvana bakamıyorduk...
Bir daha eve hayvan getirmek mi tövde etmiştik.
Ama zamansız giriş yaptı eve...
Kendimizi hazır hissetmiyorduk halbuki...
Ama Haşmet'in öyle bir derdi yoktu ki...
Geldi ve hem evi hem sokağı sahiplendi.
‘Kediler Günü'nünüz kutlu olsun....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder