
ACI SİMGE
Kimilerinin yaşatmak istediği anılar hatıralar kimilerinin acısı oluyor.
Bunun son örneğini Ulucanlar'da yaşadık.
Arkadaşımız Refika Karabacak yazdı.
Ulucanlar Cezaevi Müzesi 'hatıra' olsun diye cezaevinde yatan tanınmış simaların resimlerini kupalara, tişörtlere, çakmaklara basarak satışa sundu.
Gelenler üç beş kuruş verip satın alıyordu.
Ama bu durum Deniz Gezmiş'in ailesini rahatsız etti.
Ağabey Bora Gezmiş, "Deniz'in inancına saygısızlık" diyerek tepki gösterince Cezaevi Müzesinin bağlı olduğu Altındağ Belediyesi, satışı durdurdu.
Böyle bir olayda aileye de hak veriyor insan, belediyeye de.
Tarihe iz bırakanlar yaşatılmalı ama...
xxx
Şimdi Bora Gezmiş'in Ankara'ya gelmesini, Patent Enstitüsü'ne Deniz'in adını tescil ettirmesini bekliyoruz.
Tescil edilirse Deniz Gezmiş ‘marka' haline gelecek.
İzinsiz fotoğrafı, ismi kullanılamayacak;
Deniz ‘ticarileştirilemeyecek, birileri ismi üzerinden para kazanamayacak...
xxx
Ülkelerin, inançların, ideolojilerin simgeleşen isimleri her dönem olmuştur.
Bundan para kazananlar da olmuştur, olacaktır da.
Tıpkı şehirlerin simgeleri gibi.
Tıptı Che gibi.
Hatıra diye alıp saklanan eşyaların üzerinde yer alan simgeler.
xxx
Bir an için Ankara'yı düşünün;
Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkenti'ni.
Bir turist olarak bu şehre gelseydiniz, hatıra olarak ne alırdınız?
Ya da başka şehirde birini ziyaret eden Ankaralısınız;
Ne hediye götürürdünüz bu kenti anlatan; bu kenti anımsatan.
Bir gözü mavi diğer gözü yeşil Ankara kedisi mi?
Tüyleriyle meşhur keçisi mi?
Başkent'le özdeşleşen bir heykelin, bir yapının biblosu mu?
Hangisi...
xxx
Zaman zaman nutuklar atılıyor;
"Turistleri çekmek için şu yapılacak, bu yapılacak..."
Bırakın 4.5 milyon nüfusa sahip Başkent'e uluslararası uçuşların olmamasını.
Daha simge bile yok...
xxxx
New York'taki, Özgürlük Heykeli
Londra'daki Wesminester Binası
Paris'teki Eyfel Kulesi
Roma'daki Kolezyum
Hindistan'daki Tac Mahal
Örnekleri artırmak çok kolay...
xxxx
Ya Ankara...
Şekilsiz, simgesiz, sahipsiz...
Dolaşın ‘turistik' mekanları;
Hediyelik eşyalara bakın...
Kale'de bile Ankara'yı simgeleyen bir biblo bulabilecek misiniz?
Yok sayılan Hitit Güneşi'nden başka Ankara'yı anımsatan bir simgeniz var mı?
xxx
Masamda bir çakmak duruyor.
Ullucanlar'dan alınma.
Üzerinde Nazım Hikmet resmi...
Nazım'ın anısına saygısızlık diye düşünmedim.
Aksine her gördüğümde aklımda Nazım'dan bir dize...
Bora Gezmiş'in acısını anlamamak mümkün değil.
Ama ticarileştirilmesine engel olmaya çalışırken unutturmak da var.
Keşke Che gibi dünyanın çeşitli ülkelerinde milyonlarca insan da Deniz tişörtü ile dolaşsaydı.
Keşke milyonlarca insan çayını, kahvesini üzerinde Deniz'in resminin bulunduğu kupa ile yudumlasa.
Keşke Ulucanlar'a bir dahaki gidişimizde Deniz'den anılarla dönebilsek.
Asıl acı unutulmak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder