
UMUTLAR YEŞERSİN...
Yeni bir yıla daha girerken mesaj bombardımanı altındayız adeta;
Cep telefonları, elektronik postalar iyi dilekler mesajlarıyla dolu.
Çoğu tek tip; kopyala yapıştır.
xxx
"Yılbaşları bir bakıma sanmaktır..." diye yazmış Bekir Coşkun.
Zaten mesajların çoğu da bir şeylerin değişeceğini sanmakla dolu;
Mutluluk, sağlık, özgürlük, daha iyi bir hayat.
Ama çoğu sanal...
xxx
Bugün yaşı 40'ın üzerindeki Ankaralılar anımsar herhalde.
Bayramlarda Zafer Çarşısı'nın etrafında ve Sakarya Caddesi'nin girişinde adam boyu tezgahlar kurulurdu.
Üzerlerinde renk renk, desen desen yüzlerce kartpostal.
Özenle seçilirdi, her bir kişi için;
Gönderenin de alıcının da özelliklerini yansıtırdı kartpostallar.
Özenle yazılırdı arkası.
Belki de bayram veya yılbaşları kart seçmekle, özleneni anımsamak, kendini anımsatma başlardı.
Zaten bayram, yılbaşı, gibi özel günlerin temel amaçlarından biri de bu değil mi?
Anımsamak ve anımsanmak...
Aynı zamanda tarihin tanığıydı kartlar.
Üzerindeki fotoğraflar dönemin; arkasındaki yazılar ise kişisel tarihin tanığıydı.
Mutlaka dolma kalemle, yoksa iyi bir tükenmez kalemle ve özenli bir el yazısı... Ve kartın postaneden sıraya girip gönderilmesi...
En anlamlısı da o kartpostalların alınması, özlemlerin katmerlenmesi ve özenle saklanması...
xxx
Ne yazık ki teknolojiye yenik düştü kartpostallar da.
Telefondan kısa mesajlar, bilgisayardan gelen mailler artarken postadan çıkan kartpostal sayısı da giderek azaldı.
Anımsanan özlenen kişilerin yerini cep telefonlarının ve e-postaların elektronik adres defterlerindeki kişiler aldı.
Özenle kurulan cümlelerin yerini de klişeleşen cümleler, otomatik mesajlar...
xxx
HT Ankara'nın bugünkü birinci sayfasını da yılbaşı kartı gibi düşündük bu kez.
Sevgili Nezih Danyal'ın hayalleri, umutları yeşerten karikatürünü yerleştirirken tek tek okurlarımıza kartpostal gönderdiğimizi hayal ettik.
İstedik ki okurlarımızın da hayalleri yeşersin;
İstedik ki zamanın ruhu canlansın...
Dilekler sanal olmasın;
Mutlu yıllar Ankara...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder