16 Ocak 2012 Pazartesi

HABERTÜRK YAZILARI- HIRSIZLAR

HIRSIZLAR...

Daha iki ay geçmedi üzerinden;
"Son dönemde hırsızlar Çayyolu bölgesinde adeta ‘cirit' atıyorlar" diye yazmıştık.
Eski bakanlardan Azimet Köylüoğlu, Selma Aliye Kavaf, CHP'nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal...
Ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşıp istediği eve girip çıkıyorlar, yükte hafif pahada ağır ne bulurlarsa alıp götürüyorlardı.
Sanki içimize doğmuştu sıranın bize geldiği...
xxx

Peşinden Cemal Doğan'ın haberi gelmişti.
Hırsızlar aralarında emekli emniyet müdürlerinin oturduğu Yeşil Vadi Sitesi'ni de yol geçen hanına çevirmişti sanki.
11 ayda 11 kez hırsız girmiş.
Son mağdur da emekli emniyetçiydi.
Evininin yatak odasındaki çantayı almışlar.
Aynı sitede oturan Avukat Nusret Güler, suç duyurusunda bulunmuş;
"Sıra ne zaman bize gelecek, bekliyoruz" diye soruyordu.
xxx
Haber yayınlanınca Ankara Emniyeti'nden arandık...
Son derece ‘nazik' biçimde olayların abartıldığını söyleyip, bu siteden sadece 2 hırsızlık olayının kendilerine intikal ettiğini anlatmışlardı.
Sonra da ‘istatistik'leri göndermişlerdi;
"Çayyolu bölgesinde 10'u evden 5'i işyerinden olmak üzere toplam 15 hırsızlık olayı aydınlatılmıştır. 39 şüpheli hakkında yasal işlem yapılmıştır..."

xxx

Emniyet'in son istatistikleri nasıl bilemiyorum ama bir arttığı kesin...
Cumartesi günü sonunda sıra bize de geldi...
Evde olmadığımız bir sırada kaşla göz arasında girip ne bulurlarsa götürdüler.
Bize ise hırsızlarla karşılaşmadığımız için dua etmek kaldı;
"Maazallah, bunlar tehlikeli adamlardır, her şeyi göze alırlar; cana geleceğine mala gelsin..."
"Hırsızlar Emniyet'i mi tekzip ettiler" yoksa bize ‘işimize karışma' mesajı mı vermek istediler diye düşünmeden edemedim doğrusu.

xxx
Çayyolu kısa süre öncesine kadar ‘Jandarma Bölgesi' idi.
Her an devriye gezen bir jandarma ekibiyle karşılaşıyorduk.
Biz de ‘kırsal kesimde oturuyoruz' diye espri yapıyorduk kendi aramızda.
Görüntü ‘ileri demokrasi'mizin Başkentine yakışmıyordu;
Sonunda Jandarma çekildi, polis geldi.
xxx

Baykal'ın evine hırsız girdiği istihbaratı gelince telefona sarılıp kendisini aramıştım.
"Sesleri duyup ben üzerlerine yürüyünce kaçmışlar" dedi...
"Hiç çekinmediniz mi? Eve giren her şeyi göze almış demektir" diye sorduğumuzda ise çaresizliğini dile getiriyordu:
"Ne yapacaktım ki Ahmet? Birileri mahreminize, evinize giriyor..."
Şimdi daha iyi anlıyorum o psikolojiyi...
"Evinize giriyorlar..."
xxx
Ankara polisi şimdi hırsızları bulmak için uğraşıyor.
Ellerindeki tek kanıt - o da işe yararsa- parmak izi...
Bulsalar ne olacak?
Ya kırılan ‘güven' duygusu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder