21 Ocak 2015 Çarşamba

LAİK AHLAK YA DA GÜNAH İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ

Sevgili herkes;
Malum, hepimizin hafızaları çok önemli konularla meşgul olduğu için bazı şeyleri çabuk unutuyoruz.
Bundan 10 küsur yıl önce, yani bunlar iktidara yeni geldiğinde, yani eski çağ kapanıp yeni çağ açıldığında yolsuzlukları ortaya çıkarmak için Meclis’te bir komisyon kurmuşlardı. Eski iktidarlar devleti, milleti soyup soğana çevirmiş, onlar da hesap sormak için gelmişlerdi.
Araştırma Komisyonu günlerce çalışıp raporunu hazırladığında hiç hesaplamadıkları bir şey oldu. Komisyonun raporundaki, “yolsuzluk dini olmaktan çok laik ahlakla ilişkili bir sorun olarak görülmektedir'' cümlesi ortalığı karıştırdı. (Hadi tevazuyu bir yana bırakalım. O dönem çalıştığım, insanların ‘ben’ değil, biz diyebildikleri ANKA Ajansı haberi patlatmıştı)
Tepkiler üzerine iktidar sözcüleri suçu TÜSİAD’ın üzerine atmaya çalıştı. Çünkü o bölüm TÜSİAD’ın yaptırdığı bir araştırmadan alınmıştı, ama küçük değişikliklerle. TÜSİAD’ın raporunda din büyüklerinin yolsuzluğa karşı çıkmasının, en etkin önlemler sıralamasında son sırada yer aldığı belirtiliyor ve ‘‘Din büyüklerinin yolsuzluğa karşı tutum almasına görece düşük bir etkililik düzeyi atfedilmesi de yolsuzluğun geniş çoğunluk tarafından dinsel değil, laik ahlak sorunu olarak algılandığını düşündürmektedir'' deniliyordu.
İşin ilginç yanı, şimdi CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bulunduğu komisyonun CHP’li üyeleri bu sorunlu saptırmayı hiç görmemiş ve muhalefet şerhi yazmamıştı.
Neyse uzatmayalım, tepki fazla olunca,  şimdi sesi pek çıkmayan, eski Cumhurbaşkanı, o dönemin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, “Yolsuzluğu herkes yapar, yalnızca açıklık ve şeffaflık önler” açıklaması yapmak zorunda kaldı.
Aslında niyet açıktı. Büyük çoğunluğunu mütedeyyin vatandaşların oluşturduğu seçmen kitlesi, “yoksulluk, yasaklar ve yolsuzlukla mücadele” sözü veren abdesti namazı yerinde dini bütün siyasetçilerin, en azından öbür dünyada hesap vermekten korkacağı için çalıp çırpmayacağına inandırılmak isteniyordu.
Şimdi gelinen noktada “Ahlak nedir, laik ahlak nedir? Ahlak mı, etik mi, vicdan mı” tartışmaları fazlaca anlamsız kalıyor.
Bırakalım, Yüce Divan oylamasında gelmeyen, evet ya da çekimser ve geçersiz oy veren az sayıdaki iktidar milletvekillerinin ‘vicdan’ını;,Hatırlayalım, ne diyordu İstanbul Milletvekili Metin Külünk:
Allah insana günah işleme özgürlüğü vermiştir. Günah işleyip tövbe edecek kul yarattım diyor Allah. Siz insanların günah işleme özgürlüğüne müdahale ediyorsunuz. İnsanların eksiklikleri üzerinden bunu siyasi darbe girişimi olarak kullanmaya kalktığınızda aslında Allah’ın hududuna müdahale ediyorsunuz.
Meclis’teki oylamaya bu açıdan baktığımızda “günah işleme özgürlüğü” garanti altına alındı.

Kollayın kendinizi…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder