4 Eylül 2010 Cumartesi

HABERTÜRK YAZILARI/ RESMİ DEĞNEKÇİLİK-3

RESMİ DEĞNEKÇİLİK-3
“Göç yolda düzelir” mantığı genlerimize işlemiş;
Bir işi baştan tüm ayrıntılarıyla planlayıp uygulamak yerine, apar topar işe başlayıp, yürümediğini, aksadığını görünce değiştirme geleneği maalesef değişmiyor.
“Hele bir başlasın, nasıl olsa düzeltiriz” mantığıyla hareket ediliyor.
xxx
Ankara’daki otopark işinde de maalesef öyle oldu.
Bir sabah kalkanlar evlerinin, dükkanlarının önünde otopark parası isteyen görevlilerle karşılaştı.
Belediye, belli başlı cadde ve sokakları birilerine ihale etmişti.
Gazetemiz HT Ankara olayın peşini bırakmadı,
Biraz derine inince ihaleyi alanların da başkalarına devrettiği anlaşıldı.
Oturduğun yerde ‘aslan payını al’ misali…
Sokakların ‘mafya’dan alınmasıyla hem vatandaş rahat edecek, hem belediye hem devlet karlı çıkacaktı.
Şirketlerin yollara yerleştirdiği ‘değnekçi’lerin elindeki fişlerin ‘kağıt parçası’ olduğu ortaya çıktı.
Ankara Vergi Dairesi uyarınca ‘makbuz’ verilmeye başlandı.
İleride teknolojinin de yardımıyla mini yazarkasa uygulamasına geçilecek inşallah.
xxx
Yıllar yıllar önce belli başlı binaların, bankaların önüne demir parmaklıklar konurdu, soygun önlemi olarak.
‘Sokaklar babanızın malı değil’ sözü belki de buna tepki olarak gelişti.
Serbest piyasa ekonomisine geçildi;
Sonra herkesin, daha doğrusu gücü yetenin babasının malı oldu…
Manav tezgahını, kahvehaneler sandalyelerini, barlar masalarını taşıdı.
İşgaller, ‘işgaliye’ parasıyla yasal hale getirildi…
Yurt dışında, çoğu şehirde yol kenarları, trafiği aksatmamak koşuluyla, kısa süreli park için serbesttir;
Amaç işinin görülmesidir.
Süreyi aşınca ciddi paralar ödenmek zorunda kalırsınız.
Yol kenarlarındaki parkmatiklerde kredi kartınızla paranızı ödeyebilirsiniz.
Bizde babasının malı gibi, sabah park eden akşama kadar kaldı.
İşin ‘para’ ettiği anlaşılınca değnekçiler boy gösterdi.
Şimdi sokaklar ihale ediliyor…
xxx
Çözüm için İstanbul farklı bir model uyguladı.
Belediye, işe kendisi el attı.
İSPARK, ‘değnekçi’ yerine, eğitimli, sertifikalı otoparkçılar görevlendirdi.
Ellerinde cihazlar;
Paranızı peşin ya da kartla ödeyebiliyorsunuz.
Ödemeden kaçanlar ise otomatik olarak görülüyor.
Herhangi bir aracın plakasına bakıldığında hangi gün, hangi otoparkta, ne kadar kaldığı, kaç para ödediği belli.
Trafiğin yoğun olduğu merkezlerde farklı fiyatlar uygulanarak insanlar toplu taşım araçlarına yönlendirilmeye başlandı.
xxx

İSPARK, “bisiklet park, park et devam et” gibi uygulamaların yanı sıra ‘zihni sinir’ denilebilecek projeler üzerinde de duruyor.
Dar alanlarda daha fazla aracın park edilmesine imkan sağlamak için tasarlanmış.
Türk mühendislerinin geliştirdiği proje ile 2 araçlık park alanına 8, 4 araçlık park alanına 24 araç park edebilecekmiş.
Bir nevi dönme dolap…
Sistem yaygınlaşır mı bilmem;
Önemli olan ‘park’ı bir sorun olarak görüp çözüm için bilim ve teknolojiden yararlanmak.

1 yorum: